Gedıwace: Çerkesler Gürcistan'la işbirliğine hazır 28/11/2010 23:36 Münih Çerkes Enstitüsü’nden
Zaur Gedıwace, Çerkeslerin soykırıma uğradığı topraklarda Soçi 2014 Olimpiyat Oyunları’nın oynanmasını
‘alçakça’ diye nitelerken soykırım meselesini Tiflis’te iki konferansla gündeme getiren Gürcistan’la Çerkeslerin işbirliğine hazır olduğunu savundu.
Gürcistan’ın Kuzey Kafkasya’ya karşı aktivitelerine nasıl bakıyorsunuz? Kafkasya coğrafya, etnik, dil, din ve kültürel farklılığı ile uzun yıllar boyunca barış ve uzlaşı içinde
50’den fazla milletin yaşadığı halklar müzesi durumunda. Bu bölge tüm zamanlarda Avrupa ve Asya, Batı ile Doğu arasında bağlantı halkası rolü oynadı ve oynuyor ve bu birçok açıdan halkının tarihini, ilişkilerini, yaşam şeklini belirledi.
Kafkasya tüm tarihi boyunca Roma, Parfiysk, Bizans, Osmanlı, İran, Rusya gibi düşman imparatorluklar arasında ve Hıristiyanlık, İslam, Yahudilik ve Budizm arasında tampon bölge idi; aynı şekilde farklı dil gruplarına mensup halklar Kafkasya’da birbirleri ile karşılaştı.
Böylesine önemli bir jeopolitik bölge ve uluslararası iletişim ağı olan Kafkasya her zaman birliğini korudu. Sadece Rusya İmparatorluğu’nun Kafkasya’yı ele geçirmesinin ve onun bölgesinde sosyalizm rejimini yerleştirmesinden sonra Kafkasya Transkafkasya, Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya bölge olarak ayrıldı ve bölgemiz Güney ve Kuzey, Batı ile Doğu’yu birleştiren ulaşım koridoru rolü oynama imkânından mahrum bırakıldı. SSCB’nin dağılmasının ardından Kafkasya’ya bu fonksiyonunu geri kazandırma şartları ortaya çıktı.
Maalesef belirtmeliyiz ki, uzun zaman boyunca Gürcistan komşu kardeş halkına yönelik onun RF’nin ayrılmaz parçası olduğunu düşünerek hiçbir siyaset yürütmedi, yani Kuzey Kafkasya halkları ile olan tüm meseleleri Rusya üzerinden çözmeye çalıştı.
Gürcistan coğrafi ve kültürel-dil açısından birleşik Kafkasya organizmasının bir parçası ve biz Gürcistan yönetiminin bunun bilincine varmaya başlamış ve Gürcistan’ı birleşik Kafkasya ailesi yapısına geri döndürmeye başlamış olmasından ötürü memnunuz.
Soçi’de Olimpiyatların yapılacak olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Soçi’de Olimpiyatların yapılacak olması Olimpiyat Komitesi’ne Dachau, Auschwitz veya Treblinka’da yapılmasını teklif etmek gibi saçmalık. Asırlar boyunca bu topraklara sahip olan biz Çerkeslerin örneğin Yahudi ve Ermeniler gibi güçlü lobilerimiz yok. Bundan dolayı şu anda Çerkeslere yönelik jenosit, insanlığa karşı işlenmiş hemen hemen unutulmuş bir suç. Holocaust’nu Yahudilere aleyhindekileri açıklama gayreti sonuçlarını verdi bir çok kişi, Türkiye’deki 1915-1918’deki Ermeni jenosidi gibi bu konuda da bilgilendirildi, halbuki Çerkes jenosidindeki sayı 50 yıl önce Ermenilere yönelik yapılan jenositteki sayıdan çok daha fazla. Rus işgalcilerine karşı Çerkes halkımız bir asırdan fazla (1736-1864) savaştı. Milletlerini koruma savaşında Çerkes soylarımız Türk ve İngilizlerden yardım isteyerek son güçlerini şimdi Soçi tatil beldesinin bulunduğu yerde topladı. Ancak onların yardım çağrıları yanıt bulmadı. Medeni dünya o zaman halkımıza şimdi de Çeçen halkının yardım çağrılarına davrandığı şekilde davrandı.
Şimdi Rusya 2014’de jenosit kurbanlarının kanıyla beslenmiş topraklarda Olimpiyat Oyunlarını yapmayı organize ediyor. Olimpiyat Oyunlarının kurucusu Coubertin eğer Rus liderlerinin, dedeleri eski Olimpiyat Oyunlarına katılmış olan kişilerin dedelerinin mezarları üzerinde olimpiyat yapmayı düşündüklerini öğrenseydi mezarında ters dönerdi.
Bugün Rusya, savaş halindeki bir ülke. Kafkasya’da sömürge savaşı Çerkes halkımızın acımasızca imhası ile başlamadı ve bitmedi. Şu anda burada Çeçen, Dağıstan, İnguş halkları jenosidi ve tüm Kafkasya haklarına karşı güç politikası gerçekleştiriliyor ve Çerkeslerin tarihi yerlerinde, Kafkasya’da Olimpiyat Oyunları yürütülme fikri alaycı ve gülünç olarak duyuluyor.
Olimpiyatların toplu boykot edilmesi mümkün mü? Çerkes örgütlerince ne tür önlemler alınabilir? Bizim protestolarımıza rağmen Olimpiyatların her halükarda gerçekleşeceğini biliyoruz, ancak bu bizim bir şey yapmadan oturacağımız ve halkımıza yapılan adaletsizliği kabul edeceğimiz anlamına gelmiyor. Eğer biz Olimpiyat Komitesi’ni Olimpiyatların Çerkes jenosidinin gerçekleştiği yerde yapılmasını iptal etmeye zorlayamıyorsak, bizlerin Olimpiyatların iptali için toplu protestolar yapmak ve dünyaya duyurmak, Çerkes jenosidinin uluslar arası olarak tanınmasını sağlamak görevimiz var.
Tüm Çerkes sivil örgütlerini, Çerkes siyasileri ve Çerkes aydınlarını 2014 Soçi Olimpiyatları’na karşı çıkmaya çağırıyoruz. Eğer bir şekilde karşı çıkamıyorlarsa bile dedelerimizin mezarları üzerindeki Olimpiyatları desteklememeye çağırıyoruz.
Gürcistan hükümeti resmi olarak Olimpiyatların boykot edilmesi çalışmasına başladı, buna nasıl bakıyorsunuz? Bu konuda Çerkes örgütleri Gürcistan ile işbirliği yapar mı ne düşünüyorsunuz? Çerkes örgütleri bu konuda Gürcistan ile işbirliğine hazır, ancak mesele Gürcistan’ın kendisi onlarla işbirliğine hazır mı?
Tiflis’teki ikinci Kuzey Kafkasya problemleri konferansı katılımcısı olarak, bu konferansın organizatörlerinin düşüncesinin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Fırsat bilerek, TIM (Çerkes Bilim-Araştırma Enstitüsü) adına, Gürcü halkına, hükümetine ve parlamentosuna, Jamestown Foundation ve İlya Çavçavadze Üniversitesi, Uluslararası Kafkasya Araştırmalar Okulu’na Çerkes halkı için böylesine önemli olan bir konferansı düzenledikler, onlara dünya toplumlarına halklarının sorunlarını iletme imkanı sundukları için teşekkür ediyorum. İlkbaharda ve sonbaharda Tiflis’te yapılmış olan uluslararası konferanslar, kesinlikle Çerkes meselesini yeni bir müzakere aşamasına getirdi.
Şimdi çok acılar çekmiş olan, halkının yüzde 95’i acımasızca yok edilmiş olan Çerkes halkının problemleri artık medya organlarında daha çok yer almaya, dünya toplumunun dikkatini çekmeye başladı.
Kafkasya medeniyetinin geleceği var mı, ne düşünüyorsunuz? Bu soruya, Gürcistan Çerkes jenosidi hakkında kararını verdikten sonra cevap vereceğim. Ancak bir şeyi kesinlikle söyleyebilirim ki, karşılıklı güven, anlayış, saygı ve yardım olmadan Kafkas halklarının geleceği olmaz, yanı Kafkasya medeniyetinin de geleceği olmaz…
Röportajı Ajans Kafkas için Özlem Güngör Türkçeye çevirdi