Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Sal May 22, 2012 9:52 am


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 Ä°leti baÅŸlığı: ABHAZYA'NIN ÇIKARLARINI SAVUNAN KİŞİLERLE DAYANIÅžMA İÇİNDEYİ
İletiTarih: Per Tem 14, 2011 11:15 am 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20067
Konum: MUDAREY-Гъубжь
Svetlana Cergeniya: Abhazya'nın çıkarlarını savunan kişilerle dayanışma içindeyim
14/07/2011 12:40

Başkan yardımcısı adayı olarak devlet başkanlığı seçimlerine katılacak olan, Abhazya’nın ilk devlet başkanı Vladimir Ardzınba’nın eşi Svetlana Cergeniya seçimlerle ilgili görüşlerini Gazeta Nujnaya ile paylaştı.

Resim

Sayın Cergeniya, devlet başkanlığı yardımcılığına aday olarak siyasete atıldınız. Sizi böyle bir karar almaya iten şey ne oldu?


Ülkemizde meydana gelen şeyleri dikkatle takip ediyorum. Devletin egemenliğini kısıtlamaya götüren kararların alınma süreci, birçok Abhazya vatandaşı gibi beni de kuşkulandırıyor. Bunun siyasete girmeye karar vermek için yeterli bir sebep olduğunu düşünüyorum.



Peki, örneğin ailenize yakın olan Sergey Şamba ile değil de neden özellikle Raul Hacimba ile seçime girme kararı aldınız?


Muhalefeti destekliyorum, çünkü muhalefet doğru zamanlarda birçok kritik konuda tepki gösterdi. Hepimiz bundan dolayı minnettar olmalıyız…



Raul Hacimba’yı iyi tanıyorum, prensipli bir siyasetçi. Toplumsal menfaatleri kişisel menfaatlerinin üzerine koyan bir kişi. Onu destekleyenlerse profesyonel, oldukça genç, enerjik, çoğunluğu savaşı ve savaş sonrası zorlukları yaşayan kişiler. Birlikte aday olma önerisinin benim için beklenmedik olduğunu gizlemiyorum. Sonuçta iyi ve kötü ihtimalleri tartıp bu öneriyi kabul ettim.



Ancak, Hacimba ile aday olma kararınız ailenizin bir kısmı tarafından olumsuz karşılandı?


Ailemin hangi kısmından söz ediyorsunuz bilmiyorum. Kimsenin kişisel görüşlerine engel olmuyorum, ancak benim de böyle bir hakkım var.



Hacimba ile ikili olarak seçimlerdeki şansınızı nasıl görüyorsunuz?


Hiçbir ikili zafer şansını kesin olarak söyleyemez. Bizim şansımıza gelince, şunu belirtmek isterim ki, muhalefetin kendi taraftarları var ve onların ‘sadakati’ kısa vadeli çıkarlara değil, fikirlere dayalı. Böyle bir ilişki alışıldığı üzere en kararlı olanı. Bunun dışında, Abhazya’nın geleceğine ilişkin programlarımızın destek göreceğini umuyoruz. Programlarımızın ve görüşlerimizin temeli; refah, bütün vatandaşlar için eşit imkanlar ve güvenlik garantisi.



Abhazya tarihinde, sadece yeni olaylar yok, ‘tekrar’lar da var. Birçokları şimdiki seçimleri 2004 seçimleri ile kıyaslıyor. O zaman tarih siyasiler, öncelikli olarak da Ruslar tarafından ‘düzenlendi’. Mistik bir gücün bizi doğal olaylar dizisine geri döndürmeye çalıştığını hissetmiyor musunuz?


2004 olaylarına geri dönmek istemem. Bu, bizim modern tarihimizin kara lekesi. Hepimize, aynı şeyin yeniden tekrarlamasına izin vermemek için akıl ve sorumluluğumuzun yeteceğini umuyorum. Abhazya’nın siyasi yaşamında Rusya’nın rolüne gelince, o buradaki çıkarlarını gizlemiyor ve ‘mistik bir güç’ söz konusu değil. Siyasi konjonktürün müsaade ettiği ölçüde çıkarlarımızı korumayı öğrenmemiz lazım. Sizi temin ederim ki, bu Rusya ile ilişkilerimize zarar vermez.



Aile üyeleriniz Abhazya iş çevrelerinde önemli ölçüde yer alıyorlar. Aday oluşunuz, birçok kişi tarafından ailenizin ticari faaliyetlerini koruma isteğinize bağlanıyor…


Hiçbir aile şirketimiz yok. ‘Akvafon’u kastediyorsanız, bu yüzde 51’i Rusya’nın Megafon şirketine, geri kalan yüzde 49’u Abhaz hissedarlara ait bir şirket. Her türlü şirketin en güvenilir korunma şeklinin şeffaflık, etkinlik ve ekonomiye katkı olduğunu düşünüyorum. Ülkemizdeki az sayıdaki büyük şirketten biri olan bu kuruluşun herhangi bir koruma gerektirecek bir tehlike altında olduğunu sanmıyorum. Sadece 2010’da vergi olarak hazineye 200 milyon rubleden fazla ödedi. Herkesin haberdar olduğu sosyal ve kültürel programlarından söz etmiyorum bile. Sorumlu bir siyasetçi altın veren tavuğu kesmez.



Diğer adaylar tarafından kullanılacak olan idari kaynaklarla rekabet edebileceğinizi umuyor musunuz?


Sorunuzla problemi ortaya koyuyorsunuz. İdari kaynaklara karşı çaremiz yok. Sadece ölçülerden söz edilebilir. Burada olumlu rolü medya organlarının aktif tavrı oynayabilirdi. Adil seçimler için çağrı yapılmalı, ancak böyle bir çağrının dikkate alınacağına inanmak saflık olur. Kısa vadeli çıkarlar uğruna ahlakından vazgeçecek kişiler her zaman bulunacaktır. Bundan dolayı önemli olan, toplumun bizzat bu sosyal adaletsizliğe karşı durma kararlılığıdır. Şunu anlamamız lazım ki; seçimler, görev dağılımı değil, cumhuriyetin kendisi ve vatandaşlarının her birinin gelişim vizyonudur…



Ülkemizde devlet başkanlığı seçimlerine katılan ilk kadınsınız. Cinsiyet faktörünün ekibinize oy kazandıracağını düşünüyor musunuz?


Birilerinin ilk adımı atması gerekiyor. Umuyorum bir sonraki adı daha kolay olacak. Cinsiyet faktörünü hiç düşünmemiştim, ‘insanlığın iyi tarafı’ beni destekleyecek olursa, buna mutlu olurum.



Abhazya’nın dış politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bazıları Abhazya’nın Rusya’nın vilayeti olduğunu düşünüyor? Rusya ile ikili ilişkilere bağlı oluşan bu kalıbı yok etmek için ne yapmak gerekiyor? Genel olarak Abhazya dış politikasında neyi değiştirmek gerekiyor?


İtiraf etmeliyiz ki, ülkenin dış politikası istenen sonuçları getirdi: artık tanınmış bir devletiz. Bu cesur adımından dolayı Rusya’ya minnettarız. RF yönetimi bize sınırlarımızın güvenliği konusunda güçlerimizi birleştirme önerisinde bulundu ki, bu da, hazırlanan belgede Gürcistan’ın ‘rövanş’ alma düşüncesi ve bizim hazır sınır birliğimizin olmayışı ile açıklanıyor. Bunu makul ve her iki ülkenin çıkarına uygun olarak görebiliriz.



Ancak belgede, soru işaretleri de var. Bunun dışında Rusya ile yaklaşık 40 devletler arası anlaşma imzalandı ki, içerikleri konusunda sınırlı sayıda insan bilgilendirildi. Üstelik bu anlaşmaların büyük çoğunluğu bir ay içinde onaylanmalıydı, ancak anlaşılamayan sebeplere bağlı olarak onaylanmıyorlar. Parlamentonun, yürütme organının imzaladığı anlaşmaları ve bu anlaşmaların Abhazya’nın egemenliğini tehdit edip etmediğini bilme hakkı var.



Güncel meselelere yaklaşımınız: Aibga, Sohum sanatoryumu, kilise anlaşmazlığı…


Aibga, Sohum sanatoryumu ve her türlü gayri menkul konusunda, Abhazya’nın çıkarlarını savunanlarla dayanışma içindeyim. Kilise anlaşmazlığına gelince, ülkemde Abhazya kilisesine bağımsızlık verilmesine karşı çıkacak insanlar bulunacağı şüpheli, ancak karşı koyarak bu problem çözülmez. Burada, diğer birçok konuda olduğu gibi, uzlaşı kanallarının aranması gerekiyor.



Abhazya’nın üçüncü devlet başkanının, işe hangi öncelikli meselelerin çözümünden başlaması gerektiğini düşünüyorsunuz?


Tüm meseleler öncelikli. Savaş, ekonomik ve siyasi ambargolar dönemi kapandı. Artık her adımın halkın yaşam şartlarının iyileştirilmesine yönelik olması gerekiyor. Sadece mutlu bir insan bilinçli bir vatandaş olabilir.



Geçenlerde Abhazyalı gazeteciler Yüksek Seçim Kuruluna, partilere ve devlet başkanı adaylarına açık tartışmalara katılmaları çağrısında bulundu. Siz ve Hacimba, böyle bir açıklığa hazır mı?


Siyasetçi, açık kişidir. Kendisi ve toplumun, genel olarak ülkenin başarısı, onun halkla ve muhalefetle diyalog yürütme becerisine bağlıdır.



Seçim kampanyası sürecinde açık ve medeni tartışmalar dünya siyaset kültürünün bir parçasıdır. Bu ölçülerin bizde çalışmasına engel olacak sebep göremiyorum. İnsanlar sadece yazılı programlar görmeyi istemiyor, aynı zamanda adayların bu programları ne kadar anladığını görmek istiyor ve canlı yayınlarda bu oldukça net görülüyor.



Yedi yıl önce, parlamentonun yetkisinin genişletilmesi ve buna bağlı olarak devlet başkanının yetkisinin kısıtlanması gerektiği gündeme geldi. Böyle bir gereklilik olduğunu düşünüyor musunuz?


Bence her türlü sistem, devlet başkanlığı, parlamento veya ara kurumlar, doğru işlemediği sürece etkili olmayacaktır. Sistemin kendisi değil, sistemin doldurulduğu içerik suçlu.



2004’teki seçimler öncesinde, o zamanın muhalefetinin yetkilerin paylaştırılması meselesini gündeme getirdiğini çok iyi hatırlıyorum. Ancak yönetime gelince onlar bunu başarılı bir şekilde unuttular.



Tanınmamışlık şartlarında güçlü devlet başkanlığı yönetimi, diyelim ki gecikmeden operasyonel kararların alınması için kabul edilmişti. Fakat tanınmamızın ardından parlamentonun rolünün, kapalı kapılar ardında, görüşülüp tartışılmadan verilecek kararlardan ülkeyi korumak için büyütülmesi gerekiyor.



Bunun dışında hatırlatmak isterim ki, Anayasamızda yönetimin kontrol ve denge mekanizması olarak bölüşümü öngörülüyor. Bu paylaşımı gerçekleştirmeden, parlamento veya devlet başkanlığı, hangi sistemde olursa olsun devleti idare edemeyiz. Özellikle buna öncelikli önem vermek gerekiyor. Yönetim kanatlarının gerçek bağımsızlığa sahip olmaları, fonksiyonlarını açık şekilde yerine getirmeleri ve birbirlerinin imtiyazlarına müdahale etmemeleri gerekiyor.



Bugün tüm potansiyel adaylar, şişirilmiş bürokrat mekanizması hakkında konuşuyor. Mümkünse çok nazikçe olmayan bir soru sormak istiyorum: Bürokrat mekanizmasının azaltılmasına devlet başkanı yardımcılığının lağvedilmesi ile başlanması mantıklı olmaz mı? Seçimlerde kazanmanız halinde bu meselenin çözümü için kendi görevinizden feragat etmeye hazır mısınız?


Benim için bu görevden feragat etmek her şeyden kolay olacak. Ciddi olursak, Ankvab verdiği röportajlardan birinde -galiba Rusya yayın organlarından biri idi- bürokratların bütçenin yüzde 10’undan fazlasını yediğinden şikayet etmişti. Ancak sözden eyleme geçiş olmadı, belki de istemedi.



Eğer böyle bir karar alınır ve parlamento kabul ederse, kanunlara saygılı bir vatandaş olarak bunu kabul ederim. Ancak yapılması gerekiyorsa bunu, kimseyi kurban vermemek için seçime kadar yapmak lazım. Devlet başkanı yardımcılığına seçilmem halinde yetki alanımı sosyal imkanlar, eğitim, demografi ve geri dönüş konularına ayırırdım. İdari reformlar meselesi de ilgimi çekiyor. Burada Raul Hacimba ile ortak bir dil bulacağımızı düşünüyorum.



12 Temmuz’da Gazeta Nujnaya’da yayımlanan bu röportaj Özlem Güngör tarafından Ajans Kafkas tarafından Türkçeye çevrildi

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 6 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 2.820s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.