KUZEY VE GÜNEY OSETYA




ANASAYFA  |   KAYIT OL  |   SOHBET  |   ÇERKES MÜZİKLERİ  |   ÇERKESBUL  |   SÖZLÜK  |   LİNKLER  |   KİRİL KLAVYE  |   BASINDA ÇERKESLER  |   SİTENE EKLE  |   İLETİŞİM

KUZEY VE GÜNEY OSETYA

KUZEY VE GÜNEY OSETYA

İleti PauKaF » Sal Nis 29, 2008 3:43 pm

Halen Kuzey Kafkasya'da Osetya (İrişton) bölgesinde oturmakta olan, Ruslarca Osetin, Gürcülerce Oseti, Abhazlarca Awarapş, Çeçenlerce Hiri, Balkarlarca Diogor ve Khaberdeylerce Kuşha olarak adlandırılan İRON'ların toprakları; bugün Kafkas sıradağlarının kuzeyinde ve güneyinde olmak üzere iki ayrı yönetim sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kuzey Osetya Cumhuriyeti'nin toprakları Terek, Uruh, Ardon ve Kmleevka Irmakları ile beslenir. Bu bölgenin yüzölçümü 8.000 km²'dir. Burada yaşayan nüfus 650.000'dir. Başkenti Vladikavkaz olan Kuzey Osetya Cumhuriyeti, bugün Rusya Federasyonu sınırları içerisindedir. Vladikavkaz dışında 8 ilçe ve 90 kadar köyü bulunmaktadır.
Resim
Nüfus yapısı, % 60'ı İRON, % 40'ı ise Ruslar, Ermeniler, Adıgeler, Çeçenler ve İnguşlardan oluşmaktadır. Oset halkının % 100'e yakını okuryazar olup yüksek öğrenim görenlerin oranı % 80'e ulaşmaktadır. Ülkede kültür düzeyi aynı oranda yüksektir. Cumhuriyet sınırları içerisinde birisi Rusça, diğeri İRONca oyun sergileyen 2 çocuk tiyatrosu; 3'ü Rusça, biri İRONca olmak üzere toplam 6 adet tiyatro bulunmaktadır. Üç ayrı müze her gün ziyaretçilerine kapılarını açmaktadır.

Terek Irmağı kıyısında inşa edilmiş ve uzun süredir kullanılmayan, Azerbaycan mimarisi özelliklerini taşıyan görkemli bir cami şimdilerde ibadete açılmış bulunmaktadır. Koban ve Dergevş'teki 'Ölüler Kenti' adıyla anılan mezarlar ve gözetleme kuleleri ilginç kalıntılardır.

Osetya ormanlarında geyik, karaca, bizon, dağ keçisi, yaban koyunu, domuz gibi av hayvanları bulunmaktadır. Şifalı içmeleri; dişli raylarla çalışan trenler ve teleferiklerle çıkılan mesire yerleri; kış sporları merkezleri oldukça turist çekmektedir. Temiz ve servisi düzenli otelleri vardır. Restaurantlarında her türlü yemeğin yanısıra yerel ve geleneksel yemekler de bulunmaktadır.
Köy ve kentlerinde ulaşım asfalt yollarla yapılmaktadır. Çevre ve doğa çok güzel bir biçimde korunmuştur. Osetya'da genel görünüme yeşil hakimdir.

Kuzey Osetya topraklarının % 30'u buzullarla kaplıdır. % 20'si ormanlık ve % 50'si tarıma elverişli arazidir. Ülkede yükseklik güneyde 5.000 metreden, kuzeyde 400 metreye kadar tedricen düşmektedir. Ülkenin yüksek kesiminde Kazbek (5033 m), Cimara (4280 m), Rokska (2996 m), Mamışan (2828 m) ve Labada (4314 m) dağları bulunmaktadır. Akarsular, buzullarla kaplı bu dağlardan doğmaktadır. Bu ırmaklar; Terek, Gizeldon, Fiagdon, Ardon (İridon), Yurşdon ve Vuruğdon'dur.
Cumhuriyet topraklarında tarım arazilerinin tamamı sunulmaktadır. Ekonomi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Ülkede her tür meyve ve sebze yetişmektedir (narenciye ve zeytin hariç).

Osetya'daki maden yatakları henüz yeterince işletilmemektedir. Doğalgaz ve petrol bulunmamaktadır. Son zamanlarda petrol aramalarına da başlanılmıştır. Orman ürünleri ve mermer işletmeleri yeni ekonomik kaynaklar yaratmaktadır.
Güney Osetya, dağların doruklarından GürcistanGürcüstan'a doğru güneye inen plato karakteri gösteren derin vadilerle bölünmüş bir yeryüzü şekline sahiptir. Yüzölçümü 3.900 km² olup, Başkenti Şhınvali (Tsinwali)'dir. Güney Osetya bugün GürcistanGürcüstan sınırları içerisinde bırakılmış olup, tıpkı Abhazya'da olduğu gibi Gürcü şovenizmine karşı direnebilmek ve kuzeydeki soydaşları ile birleşebilmek için egemenlik ilan etmiştir. Kanlı olaylara sahne olan ülkeden yoğun bir nüfus Kuzey Osetya'ya sığınmıştır.

Oset topraklarının bu kısa tanıtımından sonra biraz da Oset halkının orijini ve tarihinden söz etmekte yarar vardır.
Prof. Abaytı Vaso'nun yaptığı araştırmalara göre, İRONlar İran'dan gelmişlerdir. İRON sözcüğü iki ayrı bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm İRİ sözcüğüdür. Diğeri ise RAN sözcüğüdür. Bu iki sözcüğün birleşmesinden İRİRAN yani, İrlerin Ülkesi sözcüğü doğmuştur. Daha sonra bu sözcükler yüzyıllar boyunca İRON olarak bu ulusa ad olmuştur.
Prof. Vaso bu oluşumun gerçekliğini şöyle açıklamaktadır:
İRON'lar İRAN'dan gelmedir, Türklerin TURAN'dan gelmiş oldukları gibi... Veya TUR-RAN yani Türklerin Yurdu bileşiminde olduğu gibi.

Aynı bilim adamı uygarlığın dünyaya İran'dan yayıldığını, bu uygarlığın dünyaya yayılmasında İRON'ların büyük çapta etken olduklarını savunmaktadır. Ruhları yücelten öykülerin ve dinsel duyguların ilk filizlendiği, işi kolaylaştıran araçların ilk bulunduğu ve geliştirildiği yerin İran olduğu kanısına vardığını açıklamaktadır.

Bu kültürün ilk ortaya çıktığı yerin ise Hazar Denizi ile Urmiye Gölü arasında, Araksi (bugünkü Aras) nehrinin güneyinde, şimdi Azerbaycan diye adlandırılan yer olduğunu yazmaktadır. Bu yörede filizlenen Zend-Avesti dinini kabul edenler ile İron'ların aynı soydan geldiklerini, aynı zamanda Zend-Avesti dili ile Riğ-Vedi dilinin aynı dilin iki ayrı dalı olduğunu savunmaktadır. Bunlardan anlaşılacağı üzere Riğ-Vedi şarkılarının İran'dan Hindistan'a götürülmesine neden olan toplumlarla Zend-Avesti dinini aralarında yayıp kabul edenler aynı soydan gelmektedirler. Zend-Avesti dini ile Riğ-Vedi şarkılarını benimseyenlerin ataları ile İron'ların ataları bir zamanlar aynı toplum idiler.

Riğ-Vedi sözcükleri İronca olup, Reg (yani sıra, dizi) ve Vedi (yani izi) birleştirildiği zaman da şarkı izi (ya da şarkının bıraktığı iz) anlamına gelmektedir.

İşte Riğ-Vedi şarkılarından bir örnek:

"Gücünden güç veren gökteki meleklere,
Gücünden yeri ve göğü inleten
Ey insanlar... O dünyayı yaratandır.
Yeri temeline sağlamca oturtan,
Güneşi, ayı, yıldızları yürüten,
Ey insanlar... O eşsiz Tanrıdır....
Yaşamından canlılara can veren,
Korkakları cesurlara yendirten,
Ey insanlar... O dünyayı yaratandır...
Yiğitler, davranın silahlarınıza...
Savaşın korkusuzca düşmanla,
Adınız kalır o zaman dünyada...
Cennet açık olur size, öbür dünyada..."

Yukarıda açıklandığı gibi İran'da yaşamakta olan İron'ların bir bölümü Mezopotamya'ya inip oradaki bataklıkları kurutarak tarıma elverişli hale getirmiş ve oraya yerleşmişlerdir. Başka bir deyişle; Mezopotamya'ya uygarlık ve kültürü İRON'lar götürmüşlerdir ( M.Ö. 8000). Mezopotamya yaşanır duruma geldikten bir süre sonra Sami'ler, daha sonra da Turan Ülkesinden gelen Akad'lar İronların egemenliğine son vererek Babil Uygarlığını kurmuşlardır. Bu dönemde Turan kabileler, İran'ın dağlık yörelerinden gelerek bugünkü Azerbaycan'ı oluşturmuşlardır.

Bu işgal sırasında İron'ların bir bölümü Turani'lerin (Türklerin) önünde sıkıştırılarak ve Hazar kıyısını takiben BAKTIRIAN denilen bölgeye itilmişler, buradan da yukarı Hindistan'a yerleşmişlerdir. İron'ların diğer bir bölümü ise araya giren Turanilerin bölmesi sonucu kuzeye doğru hareket ederek bugünkü Oset topraklarına gelmişlerdir.

Baktıria'ya göç eden İronlar, burada çoğalarak Amuderya Irmağı ile Tienşan dağları arasındaki bütün toprakları işgal etmişlerdir. Baktırian (Bakt'ların Yurdu), Soğdian (Soğ'ların Yurdu) ve Marğıian (Marğ'ların Yurdu) adlarının İronca olmaları bu işgalin gerçekliğini kanıtlamaktadır.

Daha sonraları Turanlıların yeni akınları sonucunda bu yerler Türk işgaline uğramış, işgalci Turanilerle İronların karışmasından bugünkü Yart ve Tacikler meydana çıkmıştır.

Bu akınların tesiriyle Amuderya'dan göçen İronlar Parapamir, Hindikuş (İronca Davet-Kabı) geçitlerini aşarak Afganistan'a ve oradan da Üst-Hindistan'a (İronca Davet-Yeri) gelmişlerdir. Buralarda İronlar yerli halklarla kaynaşmışlar ve kaynaşmadan da Kafir, Afgan, Beluc gibi uluslar türemişlerdir.

Güneybatı İran'da yaşamakta olan İron'lar, sırasıyla bu bölgeleri egemenlikleri altına almış olan Türkler, Samiler ve Moğollarla karışarak bugünkü Persleri (yani bugünkü İran halkını) ve Bakhtiar'ları meydana getirmişlerdir.
İron'ların, Urartu'larla da yakın akrabalıkları vardır. Bu akrabalığı Arkeolog Gorodcov Borjomi'nin eski mezarlarda yaptığı kazılarda bulduğu eski İron eşyaları ile Urartu'lara ait eşyaların aynı özelliği taşımaları, kültür ürünlerinin benzeşmesinden kanıtlanmaktadır.



OSETLER KİMDİR?

İberya bölgesinde, Ermeni ve Midyan benzeri giyinen, barışçıl ve çiftçiliğe meyilli bir halk yaşar. Dağlık ülke, bunun aksine, İskit ve Sarmatların ki, onlar da çiftçilikle uğraşmaktadır, komşusu ve akrabası olan, onlarla aynı geleneği paylaşan sıradan insanlar ve savaşçılar tarafından iskân edilmiştir. Herhangi bir ters duruma karşın, kendi içlerinden, İskit ve Sarmatların içinden binlerce savaşçı ortaya çıkarmışlardır."
Strabon, eski Yunan tarihçisi ve Coğrafyacısı (MÖ66 - MS24) Genellikle Kafkasya'nın dağlık bölgesinin ortasında yaşayan, yaklaşık 600 bin kişilik küçük bir halk olan Osetler hakkında belki de dünyanın bir çok ülkesinde birbirinden farklı yüzlerce kitap, bilimsel makale yazılmıştır. Dünyanın en önemli tarihçilerinin, dilbilimcilerinin, arkeologların ilgisini Kafkasya'nın dağlık bölgesinde yaşayan bu kadim halka yönelten sebep nedir?
Çağdaş Osetleri tanıyabilmek için binlerce yıl geriye; inanılanlara göre diğer kavimdaşlarından soyutlanıp Orta Asya ve Kuzey İran'dan ayrılan, Hint-Avrupa ırkına mensup olan insanların zamanına dönmek gereklidir.
Massaget ortak ismiyle bilindikleri bir zaman sürecinde bu insanların bir bölümü savaşçılık ve inatçılıklarıyla öne çıktılar. Daha sonraları, geriye Avrupa kıtasına göç etmeye başladılar ve eski İran dili konuşan bu Massaget halkı görünüşe göre birçok etnik dala ayrıldı, en belirgin olarak Yazuglar, Sarmatlar, Roxolanlar (ya da Ruslanlar), Aorsler, Alanlar, Saklar ya da söylenegelen üzere Sarmat kabilelerine ayrıldı. Genellikle farklılıklar sadece geleneksel ve "Alanorslar" gibi adlarda. Dilleri diğer kavimlerce de konuşulan, akraba İskit kabilelerinin öncüllüğünde Avrupa'ya yayıldılar. Ünlü eski yazar Joseph Flavious, örneğin Alanları, İskitlerin Tanais (don) Nehri ve Azov Denizi etrafında yaşayan bölümü olarak tanımlar. Diğer eski tarihsel kaynaklar, şu ana kadar Pro-Hazar Massagetlerini "İskit Kavmi" olarak kabul eder. Bazı araştırmacılar ise Sarmat kabilelerinin MÖ 6-4. yüzyıllar arasında Kuzey Pro-Hazar ve Pro-Ural bölgelerinde ortaya çıktığına inanırlar.
Avrupa kıtasının geniş güneydoğu bölgesi boyunca yapılan göç sonucunda, birbirleriyle kurdukları kavimsel birliktelikler sayesinde Sarmatlar yüzyıllar boyunca dünyanın bu bölgesindeki dominant etnik unsur olmuşlardır. Örneğin Aorslarların Çar'ı ihtiyaç halinde 200 bin kişilik süvari birliği toplayabilmekteydi.
Modern Osetlerin şu an yaşadığı bölge olan Kuzey Kafkasya ve neredeyse tüm Transkafkasya'ya ilk yerleşimleri İskitler tarafından yaklaşık olarak MÖ 7. Yüzyıllarda gerçekleşti. İskit malzeme kültürü eserleri Güney Osetya'da ve Gürcistan'ın merkezi bölgelerinde bulundu. Kuban kültürünün yerli kabilelerini asimle ederek, bundan 3500 yıl önce orta Kafkasya'da ortaya çıktılar. Bu kültürün, zamanının halkları arasındaki çok gelişmişliğinin ispatı olarak bugüne kadar korunmuş olan tunç ve demir silahlar, aletler, mücevherat ve çömlekler gösterilebilir. Bunlar yalnız Validkavkaz, Nalçık, Grosni'deki Kafkasya müzelerinde değil, Rusya Federasyonu'nun en iyi müzeleri olan - Devlet Zaviyesi, Devlet Tarih Müzesi'nde sergilendiği gibi; Berlin, Viyana, Lyon ve Amerika Birleşik Devletleri'nde de ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.
İskitlerin, eski Kuban kültürüyle karışması, bugünkü Oset halkının oluşmasında önemli bir platform görevi görmüştür. 2500 yıl önce İskitleri izleyerek Kafkasya'ya gelen Alan-Sarmat kabileleri bu bölgede kendilerine çok yakın buldukları İrani dil konuşan halklarla karşılaştılar. (Eski Yunan tarihçisi Heredot, kendisinden "Tarihin Babası" olarak bahsedilir, Alanları bazen İskitlerden ayırmanın zor olduğundan bahsediyor ve Starbonla Procopius Cesaerian, Alanların bozuk bir İskitçe kullandıklarına işaret ediyor.)
MS 5-6. yüzyıllarda, Alanlar daha önceleri baskınlar düzenledikler Transkafkasya'ya nüfuz ettiler ve kabul edilen bazı eski kaynaklara göre ("Ermeni Coğrafyası" gibi, MS 7.yy ) tamamına yerleştiler. Transkafkasya'nın Alanik-Sarmat nüfusu, Hun akınları süresince yeniden oluştu. 10-12. yüzyıllarda Osetlerin Alanya Feodal Devleti eski dünyanın en güçlü devletlerinden biri olmaya başladı. Sonuç olarak üstün Tatar-Moğol kuvvetlerinin yıkıcı istilaları nedeniyle yıkıldı. Tesadüftür ki, güçlü Alanlar, pratikte Moğolların açık savaşta tek seferde yenemedikleri ilkhalk olmuşlardır. Hatta Moğollar, Alanların ana müttefiklerin olan Kıpçaklara rüşvet vererek onlara ihanet etmelerini sağlamak zorunda kalmışlardır. Alanların bir kalesi, tahminen Magas şehrinde, Moğollar tarafından 12 yıl kuşatma altında tutulmuştur. (Aynı şey Plano Carpini ve eski Arap tarihçisi Ebul Fada tarafından da teyit edilmiştir.) Peki Modern Osetleri onların efsanevi İskit ve Alan soylarına bağlayan şey nedir? Her toplumun ruhu, onun dilidir. Günümüzde Osetler, Digoron diyalektiğinde en az değişim gösteren İskit dilini konuşuyorlar. Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nde ( 3.baskı) bu konu hakkındaki makalede şöyle diyor: "İskit-Sarmat diyalektlerinin neslinden olan bir dil de; Kafkasya'daki Osetlerin dilidir."
Dilin dışında Osetler, özellikle ocak zincirinin dokunulmazlık ve kutsallığı gibi bir çok İskit gelenek ve göreneklerini korumuşlardır. İskit-Sarmat mirası, milli karakter özellikleri ve dış görünüş açısından da Osetlerin varisliğindedir. Osetler, açıkça bir Hint-Avrupa halkıdır, pek azı kumral-sarı veya kestane rengi saçlara, gri ya da mavi gözlere sahiptir. Aynı özellikler bilindiği üzere pek çok Sarmat'ın doğuştan sahip oldukları niteliklerdir. Osetlerin milli karakterlerinden bahsedersek, şüphesiz biri bunun iki tane olduğunu söyleyecektir, en karakteristik tarafları olarak; müthiş misafirperverlikleri ve güçlükler karşısındaki kararlılıklarıdır.
Günümüzde Osetler, modern bir halktır ve bazı açılardan göze çarpan durumları söz konusudur. Yaklaşık 190 Oset, ihtilal öncesi Rusya'sının en üstün askeri payesi olan "St.George Haçı"na sahiptir ki, bazıları birden fazla sayıda...
Rus Çarlığı'nda ve Sovyet Ordusu'nda 70 general ve amirale sahip oldukları bilinmektedir. 600 binden daha az bir nüfusa sahip olmalarına rağmen, bir çok spor dalında 30 Dünya Şampiyonu çıkarmış ve bunlardan bazıları Avrupa Şampiyona ve turnuvalarında altın madalya kazanmıştır. Kuzey Osetya'nın futbol takımı "Alania" 1995'te Rusya Federasyonu Şampiyonu oldu ve toplamda iki kere Rusya'nın en iyisi unvanını elde ettiler. Osetler, eğitimli bir toplum olarak bilinmektedir. Kuzey Alanya Cumhuriyeti Rusya Federasyonu içerisinde halkın eğitim düzeyi açısından en iyi on bölgeden biri olarak değerlendirilmektedir. Kuzey Osetya'daki öğrenci yüzdesi, Almanya, İngiltere gibi çok gelişmiş ülkelerdeki oranlardan kat be kat yüksektir. Bir çok Oset, bağımsız devletler topluluğu ülkelerinde yaşamakta ve bir çok firmada üst düzey yönetici olarak görev yapmaktadır. Orkestra kondüktörü Valery Gergiev, ismi dünyanın en iyi orkestra şefleri arasında geçer, şair Kosta Khetagurov, balet dansçı Svetlana Adyrkheva, isimleri anayurtlarının sınırlarından taşan ünlü şahsiyetlerden bir kaçıdır.



ALANLAR KİMDİR?

Alanlardan (Jases ve Jasin olarak da bilinirler) bahsedecek olursak; kökeni Kafkasyalı olan Alanların tamamı askeri hizmetlerde görev yapmıştır. Alanların en ünlüsü, aile reisi Kanguz (Khankus)'un çok sayıdaki Jasin devletlerinden birinin liderliğini yaptığını Ataşi ailesidir.
Moğol istilası esnasında, Kanguz ve halkı Ugedei Han'a direniş göstermemiş ve bu sayede, hem kendi topraklarını yönetmeye devam etmiş hem de kendisine altın onur nişanı (Altın Paitza) ve 'badur' ünvanı verilmiştir. Moğol idaresi altında 1,000 kişiden oluşan bir ordu kurmuş ve oğlu Ataşi'yi ordunun komutanlığına getirmiştir.
Moengke-Han'a bağlı olan Ataşi, Soun saldırısına katılmış ve Sichuan eyaletinde ve Tiao-uy Dağlarında Çin ordularına karşı savaşmıştır. Cesaretinden dolayı kendisine onur nişanı (Kaplan Paitza), bir miktar gümüş ve "Binbaşı" ünvanı verilmiştir.
Kubilay Han komutasında, Yuan hanedanına muhalif Çingizidlere karşı savaşmıştır. Ataşi, Arigbuka'ya karşı savaşmış, ardından da Çin'deki isyanı bastırmıştır; 1267 yılında Moğol komutanlar Bayan ve Aşa komutasında yine Soun saldırılarına katılmıştır. Askeri kariyeri süresince, Atachi Çin ve Orta Asya'da 20'den fazla büyük savaşa katılmıştır.
Ataşi'den sonra yerine oğlu Baydar geçmiştir. O da bin kişilik bir orduyu komuta etmiş ve Doğu Türkistan, Dzhetysou ve Moğolistan'da Altay Dağları'na kadar Çingizidlere karşı savaşmıştır. 1285 yılında Beş-Balik'teki isyanın bastırılması esnasında Kubilay Han'a karşı çıkmıştır.
Başarılarından dolayı Baydar 'as-badur-darugatchi' ünvanıyla onurlandırılmıştır.
Baydar 1300 yılında ölmüş, ve yerine oğulları Oros ve Fudin geçmiştir. Baydar Jases'lerden oluşan İmparatorluk Muhafız Alayının kurulmasına ön ayak olmuştur. İlk muhafız alayları 1272 yılında kurulmuştur ve 3,000 Jasesten oluşmaktadır. Ayrıca, 700 Jases de seyahatleri esnasında Kubilay Han'a muhafızlık yapmış ve başkentin ve sarayların korumasını üstlenmiştir.
'YUAN-SHI'de Jaseslerin biyografileri vardır: George (Kouertzi), Shari (Cheli). Shilabadur, Badur, Youvashi, Fude (Peter), ve Arslan Moğol ordusunda onurlandırılmıştır. George (Kouertzi) kariyerine, Moengke-Han döneminde İmparatorluk Muhafız Alayında Fude'nin babasının himayesinde başlamıştır, ve daha sonra 2,000 kişilik Jasin alayının başına geçmiştir.
Kubilay Han döneminde, George 100 savaşçısıyla birlikte (Komutan Aşu'nun idaresinde) Soun saldırılarına katılmıştır. Soun zaferinden sonra George, komutan Haidu'nun ordusuyla savaşan Jases ordusunu komuta etmiştir. Kazandığı askeri başarılardan dolayı yöneticileri (Kubilay Han, Timur Han, Haisan Han).Haisan Han döneminde, George 'chzhalkhuachi' ünvanını almış ve Jasin Muhafızlarının Doğu Kanadını komuta etmiştir.
Demidir (Dmitri) George'nin oğludur. Demidir aynı zamanda Jasin Muhafızlarında yüzbaşı olarak görev yapmış. Yerel bir Moğol yöneticisi olan Nayan'ın başlattığı ayaklanmayı bastırarak ün kazanmıştır. George'nin ölümünden sonra Jasin Muhafızlarının komutanlığı ünvanı oğlu Demidir'e geçmiştir. Demidir'in oğlu Sianshan da Haisan ve Ayurbarvad dönemlerinde Jasin muhafızlarında görev yapmıştır. George ve Demidir (Dmitri), isimlerinden de anlaşılacağı üzere Hristiyandır.
Shari, Moğollara bağlanıp moğol ordusuna katılan Jasin ailesinden gelmektedir. Babası Bekkibai (Betzeba), Moengke-Han komutasında çir'de ve Tiao-uy dağlarında savaşmış ve askeri başarıları dolayısıyla ödüllendirilmiştir. Kubilay-Han döneminde Haidu ordusuna karşı savaşmıştır. Baykal Gölü civarında yapılan bir savaşta Kubilay Han'ın düşmanı olan Haidu'yu kafasını keserek öldürdükten ve yüklü miktarda ganimet elde ettikten sonra ün kazanmıştır.
Jasin Muhafızlanı oluşturulduktan sonra, Shari Jasin Muhafızlarının Sol Kanadını komuta etmiş, kendisine Altın ve Kaplan nişanı ve bol miktarda hediye verilmiştir. Shari'den sonra yerine oğlu Shilemyn geçmiştir. Shilabadur'un ailesi de Moğollarla işbirliği yapmıştır. Babası Yruktama askeri kariyerine Moengke-Han döneminde onbaşı gibi düşük bir rütbeyle başlamıştır. kubilay Han döneminde ise Shilabadur Komutan Bayan'ın ordusunda Soun savaşlarına katılmıştır. Direkt olarak komutan Ataşi'ye bağlıdır. Shilabadur Ataşi'nin komutasında hizmet etmiş ve yerel Moğol liderleri Nayan, Hadaan, toto ve diğerlerinin başlattığı ayaklanmaların bastırılmasında gözterdiği üstün cesaretten dolayı İmparator taragından "badur" nişanı ile onurlandırılmış ve komutasına 1,000 tane Jasin Muhafızı verilmiştir.
Shilabadur'un oğlu Nogaichin (Nakhaichan) babasının yerine geçmiş ve daha sonra Jasin Muhafızlarının Sol Kanadının komutanı olmuştur. 'YUAN-SHI' ona aik görkemli ünvan ve nişanları ayrıntılı bir şekilde vermektedir. Nogaichin 1325 yılında ölmüştür.
Moğol ordusundaki diğer önemli Jases liderleri Badur kardeşler, Utzoer-Bukhan (Anzorbuka), ve Matarsha'dır. Bu liderler henüz Moengke-Han döneminde Moğol ordusuna katılmışlardır.
Matarsha Soun Savaşında Moengke-Han'ın ordusunda öncü birliklerde görev yapmış ve bu savaşta hayatını kaybetmiştir. Badur Çin ordularına karşı 20'den fazla savaşa bizzat katılmıştır. Askeri başarılarından dolayı Kubilay Han, emrine 1,000 Jasis askeri tahsis etmiştir. Badur'un direkt bağlı olduğu komutan Ataşi'dir. Ataşi'nin komutasında, Badur Çin'de savaşmış ve daha sonra Jasin muhafızlarında ikinci komutanlığa kadar yükselmiştir. Badur yerel Moğol liderlerinin çıkardıkları isyanların bastırılmasında rol oynamıştır.
Badur'dan sonra yerine oğlu Betzelan geçmiştir. Yaptığı hizmetlerden dolayı Betzelan, İmparator Yesun-Timour tarafından iki takım imparatorluk giysisi, Kaplan Paitza nişanı, üç inci ve silahlarla (Ok, yay ve zırh) ödüllendirilmiştir. Betzelan'dan sonra yerine oğlu Eliande geçmiştir. Yuan sarayındaki bir diğer ünlü Jasin ailesi de Jas Yuvashi ailesidir. aile reise Yanbadur (Elibadur), Jasin Komutanı Kanguz'la birlikte Moğolların hizmetine girmiştir. 1258 yılında, Moengke-Han döneminde Yanbadur Jasin Muhafızlarına kabul edilmiştir. Aynı zamanda İmparatorluk için savaşmış ve altın mücevherlerle ödüllendirilmiştir. Yanbadur Jasin ordusunu komuta etmiş, Arigbuka ve Çinli asilere karşı savaşmış, ve Yantza Nehri civarındaki Siantan ve diğer Çin şehirlerinin ele geçirilmesine katkıda bulunmuştur.
'MANUER-SHITZI'nin belirttiğine göre, yuan tahtının düşmanı olan Çingizidlere karşı yapılan savaşta, Jases'ler Kubilay-Han'ın ordusundaki Kıpçak Taburlarıyla omuz omuza savaşmıştır. Yanbadur'un ölümünden sonra yerine oğlu Yesudar geçmiştir. Yesudar Yanchzhou'nun ele geçirilişinde Jasis Muhafızlarına komuta etmiştir.
Yesudar'ın ölümünden sonra, 1,000 kişilik Jasin Alayına küçük kardeşi Yuvashi komuta etmiştir. Komutan Bayan'ın emrinde Yuvashbi bir çok savaşa katılmış, Altın Paitza nişanı ve "uzun savaşların büyük komutanı" ünvanıyla ödüllendirilmiştir. Nayan isyanını bastırılmasında, Yuvashi isyanını liderini yakalamıştır. İmparator ona çok miktarda hediye, Askeri Komutan ve "devletin direği" ünvanı vermiştir. Yerine oğlu Eikiratai (Eitzilitai) ve torunu Baichou geçmiştir.
Nigela (Nikola) ve Elia (Ilia), eşrafıyla birlikte (30 Adam) Moengke-Han'a gelerek Moğol idaresine giren asil bir Hristiyan aileden gelmektedir. Elia Soun Savaşı ve Lytan isyanında ün kazanmıştır. Oğlu Kubilay-Han'ın hizmetinde çalışmış ve 1312 yılında 1,000 kişilik Jasin bölüğünün komutanı olmuş ve daha sonra da Jasin Muhafızlarının Batı Kanadının komutanlığına yükselmiştir. Arslan, Moğollar şehre yaklaştığında savaşmadan Moğol yönetimini kabul eden Jasin Komutanlarından biridir. Arslan'ın savaşçılarının yarısı Moğol Ordusuna girmiştir. Büyük oğlu Asanchen, TU TZI'nin Çerkez-Sianlar olarak adlandırdığı "tuerge"nin Moğol Ordusuna saldırdığı bir savaşta hayatını kaybetmiştir.
Daha sonra Arslan küçük oğlu Nigela'yı (Nikola) Moğol Ordusunun hizmetine vermiştir. Nigela savaşlarda kendini kanıtlamış ve kendisine at ve altın hediye eden Ulankhatai'nin komutasında Soun Savaşında aldığı bir ok yarası ile ölmüştür. onun oğlu Khourdudar (Khurduda) 100 kişilik bir Jasin bölüğünü kumanda etmiştir. Kubilay-Han'ın emrinde Nayan isyanına karşı savaşmış ve aldığı yaralardan dolayı hayatını kaybetmiştir. Oğlu Khudu-Timour, İmparator Haisan'ını sarayında görev yapmış ve Haidu ordularına karşı savaşmıştır. Khudu-Timour Jasin Muhafızları Doğu Kanadı Komutan Yardımcılığına terfi ettirilmiştir.
Çin kaynaklarına göre, çoğu Jasin Muhafızlarında olmak üzere 10,000 Jases Çin'deki Moğol Ordusunda görev yapmıştır. Jasin muhafızları resmi olarak 1286 yılında oluşturulmuştur. Jasin muhafızları Soun Savaşlarında aktif rol almış ve ağır kayıplar vermiştir. Yuan İmparatorluğunun iki bölgesinde, Chaokhe ve Sougu'da, Jasin askeri kurumları oluşturuldu. Bunların görevleri orduya gerekli silah ve askeri mühimmatı sağlamaktı. Soun savaşı sonrasında tüm Jasin birlikleri Jasin muhafızlarına katıldı.

kuzey osetya güney osetya tarihi yapısı haritası yeri nere nedir çerkez çerkes adige adiga abhaz abaza çeçen oset karaçay dağıstan kabardey besleney sağsığ hatkoy site sitesi
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Game Ground - çerkes - kafkasya - tubidy - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski
PauKaF
PauKaF
Site Admin
Site Admin
 
İleti: 20618
Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
Konum: MUDAREY-Гъубжь

BİLGİ DEPOSU

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir