Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cum May 18, 2012 10:18 am


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 4 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: ADIGEY CUMHURİYETİ
İletiTarih: Cmt Mar 14, 2009 8:40 am 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20055
Konum: MUDAREY-Гъубжь
ADIGEY

Nüfusu

475.000 kişi (1991)

Yüzölçümü

7.600 km2

Etnik Durum

%27 Adige, %68 Rus

Devlet Başkanı

Hazret Sovmen

Başkent

Maykop

Büyük şehirler

Oktiyabrski, Tewuçuej, Krasnogvardeysk, Şogen, Koşhabl

ADIGEY CUMHURIYETI

Adige Cumhuriyeti (Rusça: Респу́блика Адыге́я; Adigece: Адыгэ Республик),

Rusya Federasyonu’nun federe cumhuriytelerinden biridir. Kafkas Dağlarının kuzeyinde, Krasnodar Kray sınırları içinde yer alır.

Cumhuriyetin translitarasyon olarak adı Respublika Adigeyadır. Cumhuriyet, Adigeya olarak da bilinir. Adige Cumhuriyeti adını, günümüzde nüfusu cumhuriyette azınlık haline gelmiş olan Adigelerden alır. Başkenti Maykop'tur.

ZAMAN DILIMI

Adigeya Moskova Zaman Dilimindedir. (MSK/MSD). UTC'e göre saat farkı +0300 (MSK)/+0400 (MSD).

IDARI BIRIMLER

Cumhuriyetin idaresi altındaki şehir ve kasabalar:

Maykop (Майкоп) (başkent)
Adigeysk (Адыгейск)

Bölgeler:

Giyaginski (Гиагинский)
Bölgenin idaresi altındaki Kırsal okruglar:
Ayrumovskiy (Айрюмовский)
Dondukovskiy (Дондуковский)
Giaginskiy (Гиагинский)
Kelermeskiy (Келермесский)
Sergiyevskiy (Сергиевский)
Koşehabılskiy (Кошехабльский)

Bölgenin idaresi altındaki Kırsal okruglar:

Bleçepsinskiy (Блечепсинский)
Dimitriyevskiy (Дмитриевский)
İgnatyevskiy (Игнатьевский)
Hodzenskiy (Ходзенский)
Koşehabılskiy (Кошехабльский)
Mayskiy (Майский)
Natırbovskiy (Натырбовский)
Volnenskiy (Вольненский)
Yegeruhayskiy (Егерухайский)
Krasnogvardeyskiy (Красногвардейский)

Bölgenin idaresi altındaki Kırsal okruglar:

Beloselskiy (Белосельский)
Bolşesidorovsky (Большесидоровский)
Hatukayskiy (Хатукайский)
Krasnogvardeyskiy (Красногвардейский)
Sadoviy (Садовый)
Ulyapskiy (Уляпский)
Yelenovskiy (Еленовский)
Maykopskiy (Майкопский)

Bölgenin idaresi altındaki şehirler":

Kamennomostskiy (Каменномостский)
Tulskiy (Тульский)

Bölgenin idaresi altındaki Kırsal okruglar:

Abadzehskiy (Абадзехский)
Dahovskiy (Даховский)
Kirovskiy (Кировский)
Krasnooktyabriskiy (Краснооктябрьский)
Krasnoulskiy (Красноульский)
Kuzhorskiy (Кужорский)
Pobedinskiy (Побединский)
Timiryazevskiy (Тимирязевский)
Şovgenovskiy (Шовгеновский)

Bölgenin idaresi altındaki Kırsal okruglar:

Dukmasovskiy (Дукмасовский)
Dzherokayskiy (Джерокайский)
Khakurinokhablskiy (Хакуринохабльский)
Khatazhukayskiy (Хатажукайский)
Mamhegskiy (Мамхегский)
Zarevskiy (Заревский)
Tahtamukayskiy (Тахтамукайский)

Bölgenin idaresi altındaki şehirler":

Enem (Энем)
Yablonovskiy (Яблоновский)
Bölgenin idaresi altındaki Kırsal okruglar:
Afipsipskiy (Афипсипский)
Kozetskiy (Козетский)
Şendzhiyskiy (Шенджийский)
Starobzhegokayskiy (Старобжегокайский)
Tahtamukayskiy (Тахтамукайский)
Teuçejskiy (Теучежский)

Bölgenin idaresi altındaki şehirler":

Tlyustenhabıl (Тлюстенхабль)
Bölgenin idaresi altındaki Kırsal okruglar:
Assokolayskiy (Ассоколайский)
Gabukayskiy (Габукайский)
Djidjihablskiy (Джиджихабльский)
Pçegatlukayskiy (Пчегатлукайский)
Ponejukayskiy (Понежукайский)
Voçepşiyskiy (Вочепшийский)

TARIH

Adige, birbirleriyle sıkı baglantıları olan kuzey-batı Kafkasya'nın yerli birçok kabilesi tarafından kullanılan bir isimdir. 14. yüzyılda bunların kuzeyde Kuban ve doğuda Laba nehirleriyle, güneyde Abhazyan kabileleri ve batıda Karadeniz'le çevrili bolgeye yerleşmiş oldukları biliniyordu (yani bugünkü Adige özerk Vilayeti ve bu vilayetle Karadeniz arasında kalan böIge). Bu dönemin en guçlu' Adige kabilesi Ziçi idi ve bu isim bazen bütün grup için de kullanılırdı. ticaret faaliyetleri nedeniyle Bizanslılar gibi bazı yabancı guçlerce iyi tanınırlardı. Adigeler bal, mum, hayvan ve kürk gibi şeyler ihraç eder, tuz, tekstil ve silah ithal ederlerdi. Bu dönemde Hristiyanlığı kabul etmeye başladılar.

13. yüzyılın başlarında Altın ordu hakimiyeti altına girdiler ve Adige kabilelerinin birkaçı doğuya Terek Nehri havzasına doğru göç ettiler. Bu kabileler Alanlara karıştılar ve sonunda Kabarda grubunu oluşturdular. Batıda kalan Adigeler de Çerkes olarak tanınmaya başladılar. Daha sonra bu terim Kafkaslarda yaşayan halkın genel ismi oldu. 16. yüzyılın başlarında Osmanlıların ve Kırım hanlarının tesiriyle (Kırım. hanlığı 1475'de Osmanlılara bağlandı) İslam Adige (yani Çerkes) topraklarına sızmaya başladı. Ancak İslam'ın bölgeye yayılması biraz zaman aldı, bu nedenle de Adigelerin Islam'ı kabul süreci ancak 19. yüzyılın başında tamamlandı. 1822'de yapılan kabileler arası bir toplantıda kararların şeriata göre alınması kabul edildi; ancak mahalli adetlerin kuvvetli tesiri devam etti. Bu dönemde Kuzey Kafkasya'da 500.000-1.000.000 Adige vardı,(bu sayı sadece adigeler içindir kabartaylar ve diğerleri buna dahil değildir) 19. yüzyılın ortalarında bölge Rusya yönetimine girince birçoğu Türkiye'ye suruldu.

Yüzyılın sonunda bölgede Adige topluluğunun ancak onda biri kalmıştı. Sovyet döneminin ilk yıllarında iki ayrı Adige bölgesi oluşturuldu: Adige çerkez özerk Vilayeti (Temmuz 1922) ve çerkez özerk Vilayeti (Ocak 1922). Agustos 1928'de birinci vilayetin adından "çerkez" çıkarıldı ve sadece Adige özerk Vilayeti oldu. İkinci Vilayet de Karaçay Özerk Vilayeti ile birleştirilerek Karaçay-Çerkes özerk Vilayeti oluşturuldu . Agustos 1936'da Maykop ve Giagin bölgeleri de katılarak Adige özerk Vilayeti'nin toprakları artırıldı. (Adige-çerkes özerk Vilayeti'nin var olmasına rağmen) 1926 Sovyet nüfus sayımında ismi kullanılmamıştır, bunun yerine bütün Adige grupları için (Kabardiyanlar hariç) "çerkez" tabiri kullanılmıştır. Adige tabiri sonradan yeniden kullanılır olmuş ve iki kelime etnik manada degilde, bölge manasında kullanılmıştır. (yani, "Adige" Adige özerk Cumhuriyeti'nde yaşayan Adigeler için, ve "çerkez" Karaçay-çerkez özerk Vilayeti'nde yaşayan Adigeler için kullanılmıştır).

GENEL BILGILER

Adige Cumhuriyeti Kuzey Kafkasya'da Rusya Federasyonu'na bağlı Krasnodar topraklarında bulunmaktadır.

Yüzölçümü: 7.600 km2.

Başkent: Maykop

Vilayet in iki kasabası ve dört yerleşim bölgesi vardır. Adige özerk vilayeti sovyetlerin dağılmasından sonra cumhuriyet statüsü kazanmış ve rusya federasyonu içerisinde yeralmıştır.

Ortalama nüfus yoğunluğu : 404.390, 53.2/km2

Başlıca kaynaklari: büyük bir dogal gaz rezervi.

Sanayi: Makina imalati, konserye yiyecek, kereste. ve diger hafif sanayi kolları vardır.

Tarım: hububat, tütün, şeker pancarı, ayçiçeği, sebze ve meyveler; hayvancılık, özellikle sığır üretimi, kümes hayvancılığı ve arıcılık.

DIL

Milli dil Adigece'dir. Kuzeybatı Kafkas dilleri grubundan ve Abhaz-Adige alt grubundandır Kabardiyan-çerkez ve Abhazyan-Adige dilleri ile yakın ilişkisi vardır.

Dört lehçe grubu bulunmaktadır : Abadzech ,Bjeduğ ,Temirgoy ve Şapsığ (aslında bunlar dört ana kabile grubunu temsil eder) aralarındaki fark esas itibariyle fonetiktir. Eğitim görmüş tabakanın telaffuzunu Temirgoy şekillendirmektedir. Adige dilinde arapça(din ile ilgili) , Farsça (ticaret ile ilgili) , ve Türkçe (günlük hayatla ilgili birçok kelime vardır.

Bunların dışında ihtilalden hem önce hemde sonra alınmış birçok Rusça kelime'de bulunmaktadır. Diğer dillerden alınan kelimeler bir hayli fonetik değişikliğe uğramıştır. İdari ve resmi işlemlerde genellikle Rusça kullanılmaktadır fakat teorik olarak gerekirse Adigece'de kullanılabilir.

EGITIM

Eğitimde adigece eğitimi verilmekle birlikte dersler genellikle Rusça dilinde yapılmaktadır. Maykop'ta bir Pedagoji enstitüsü vardır. Adige dilinde Radyo,Tv ve gazete-dergi yayını yapılamaktadır fakat bunlar sınırlı sayıdadır. Sovyet dönemine kadar adige yazı dili 1918 - 1927 Arapça ,1927 - 1938 Latin harfleri ve 1938'den sonra kiril harfleri ile devamedegelmektedir.

DIN

Adigeler Sünni (hanefi mezhebi) dirler. Kuzey Kafkasya ve Dağıstan din işleri idaresine bağlıdırlar

NUFUS VE GENEL NUFUS DAGILIMI

Adige nüfusu artışı 1926 1959 1970 1979 Çerkezlerle birlikte zikredilmiştir. 79.631 99.855 108.711 Adigelerin bölgesel dağılımı Adige cumhuriyeti (79.5%) Sov. Bir.'deki digeryerler (20.5%) *Adige cumhuriyetinin etnik kompozisyonu Toplam nüfus 404.390 # Adigeler 108.115 yuzde 24.2 ruslar 288.280 yuzde 64.5 ermeniler 15.268 yuzde 3.4 ukraynalilar9.091 yuzde 2.0 kurdler 3.631 yuzde 0.8 tatarlar 2.904 yuzde 0.7

Wikipedia

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ADIGEY CUMHURİYETİ
İletiTarih: Cum Ekm 02, 2009 10:05 am 
Çevrimdışı
Çaylak Üye
Çaylak Üye

Kayıt: Cum Şub 22, 2008 6:50 pm
İleti: 8
Rusların Adıgey'i karadan kuşatması ve Osmanlı-Çerkes ittifakı:

* Ruslar, 1774'ten sonra, Kuban'ın güney havzası ile Karadeniz kıyılarına yayılmış olan Adıgeleri ya da onların ülkesi olan Adıgey'i (Çerkesya'yı), kıyı ve güneydeki Osmanlı korumasındaki topraklar (Abhazya) dışında, üzerinde askeri kale, karakol ve gözetleme kuleleri bulunan mstahkem hatlarla çevirdiler.Zor bir durumla karşılaşan Adıgeler Osmanlı Türklerinden yardım ve ittifak talebinde bulundular: Osmanlılar Adıgelere yardım ve kendi savunma politikaları gereği Ferah Ali Paşa'yı Soğucak Muhafızlığına (Gelencik) atadılar.1781'de,Fransız mühendislerinin de yardımıyla,bir Osmanlı garnizonunun yerleştirildiği Anapa kalesi kuruldu ve Ferah Ali Paşa, Anapa Muhafızı (Askeri Vali) oldu.
* Anapa Çerkesya'nın da başkenti konumundaydı.Çerkesya'yı oluşturan bölgelerin meclislerince seçilen temsilciler Anapa'ya gönderilir ve onlar aracılığıyla önemli kararlar alınırdı.Diplomatik,idari ve askeri işler buradan yürütülüyordu.Dış ülkelere gönderilecek elçiler,bölge askeri komutanları ile yargıçların seçilmesi yanında,savaş zamanında ve gerektiğinde,Hakim denilen ve sınırsız yetkilerle donanmış bir önder de (hem yönetici ve hem de üst komutan) belirleniyordu.
* 1787-91 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında,Temmuz 1791'de Anapa ve bu kaleye sığınmış bulunan ve Adıge Ordusu Başkomutanlığına (Hakim) getirilmiş olan İmam Mansur Rusların eline geçti, ama 1792 Yaş Antlaşması ile Anapa Osmanlılara geri verildi.1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında,Nisan 1807'de Anapa yeniden Rusların eline geçti.Ama 1812 Bükreş Antlaşması ile Osmanlılar,Anapa'yı ve Kuban Irmağı ile daha güneydeki Bzıb (Psıbe) Irmağı (Pitsunda) arasındaki Karadeniz kıyılarının denetimini geri aldılar; Bzıb Irmağı ile Rion Irmağı (Poti) arasındaki Karadeniz kıyılarının denetimini de Ruslara bıraktılar.

Anapa kalesi, 12 Haziran 1828de son kez ve kesin olarak Rusların eline geçti.1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan 1829 Edirne Antlaşması ile, kuzeyde Kuban Irmağı ağzından güneyde Bzıb (Psıbe) Irmağı ağzına ya da Pitsunda'ya dek uzanan ve Osmanlılarca yerine getirilen Çerkesya kıyılarının denetimi de Ruslara devredildi.

Rusların Adıgey'i karadan ve denizden kuşatması:

* Ruslar, 1829 Edirne Antlaşması gereğince Adıgelere boyun eğdirmek için, 1830'da planlanan, Anapa'dan güneydeki Sohum'a kadar uzanacak olan "Karadeniz Kıyı Hattı" ile, Gelencik limanından başlayıp ülke içinden geçen,Adıgelerin bir bölümünü ana Çerkes nüfusundan ayıran ve Yekaterinodar'ın (Krasnodar) batısındaki Olginski'ye uzanan "Gelencik Hattını",sonunda,1837-39 yıllarında tamamladılar.Bu arada Adıgeler,hem batıda,kıyıda ve hem de,özellikle doğuda Ruslarla durmadan çarpıştılar.Ruslar,doğuda, Kuban Irmağından batıya doğru ilerleyerek Laba Irmağına ulaştılar;ele geçirdikleri Kuban-Laba ırmakları arasındaki "Base Ovası" (Base Gubğo) denilen topraklardaki halkı katliam ve etnik temizlikten geçirdiler,köyleri ateşe verdiler ve bu bölgeye,sanitsalar (Kazak köyleri) kurarak Rusları (silahlı Kazakları) yerleştirdiler.Base Ovasındaki Adıgelerin ve güneydeki dağlarda yaşayan Abazaların (Abazin) kalıntılarını da Küçük ve Büyük Zelençuk ırmakları vadilerine götürerek yerleştirdiler ve onları denetimlerine aldılar.Bu nüfus,Rus yönetimindeki Kabardiya'dan getirilen Kabartay göçmenlerle takviye edildi (Bu bölgede şimdi RF'ye bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti bulunmaktadır).Öte yandan bazı ajanlara kanıp boşuna Türk ve İngiliz yardımı bekleyen Adıgeler,1840 yılı ilkbaharında,demode silahlarıyla karşı saldırıya geçip Gelencik ve kıyı hatlarını yıktılar,kalelerin çoğunu da ele geçirdiler.Ama dış yardım alamayınca,moralleri bozulmuş halde savunmaya geçtiler.
* Bu arada,aynı dönemde,Çeçenya ve Dağıstan'da Ruslarla savaşmakta olan İmam Şamil,savunmaya geçmiş bulunan Adıgelerin yeniden savaşa katılmasını sağlamak için yardımcılarını (naip) Çerkesya'ya göndermeye başlamıştı.1846'da Çerkesya ile Çeçenya'yı ayıran Kabardiya'yı ele geçirip Adıgelerle birleşmeyi gerçekleştirmek ve böylece direnişi tüm Kuzey Kafkasya boyutuna yayma girişiminde bulundu,ama ara bölgede yaşayan ve Rus işbirlikçisi derebeylerince yönetilen Kabartayların desteğini sağlayamadığından başarısızlığa uğradı.Bunun üzerine,naiplerinden Muhammed Emin'i,1848'de,temsilcisi olarak Adıgelerin arasına gönderdi,ama Naib'in şeriata dayalı devlet yapılanması ve saldırı politikası, Abadzehler dışında destek bulamadı,demokratik bir yaşama alışkın olan Şapsığlar ve diğer topluluklar Naib'in otoritesini tanımadılar.Bu yeni bölünme ve Naib'in saldırı politikası,kaçınılmaz olarak,daha sert Rus misillemelerine yol açtığı gibi,Rus savaş şahinlerini daha da güçlendirdi,Çerkeslerin kötü ve saldırgan kişiler oldukları biçiminde,Adıgeler aleyhinde Rus kampanya ve dezenformasyonuna da fırsat yarattı. [2]

Kırım Savaşı sonrasında Adıgelerin terk edilmesi:

* Adıgeler 1853-56 Kırım Savaşı'na fiilen katılmadılar,ama Rusların Kafkasya'daki birliklerinin önemli bir bölümünü cepheye sürmelerini engellediler ve Müttefikler'e (İngiliz ve Fransızlar'a) dolaylı bir destek sağlamış oldular. Böylece katı Rus nefret ve düşmanlığını üzerlerinde toplamış oldular.Artık Rus makamları,kendi İmparatorlukları açısından tehlikeli bir çıban başı olarak gördükleri Adıgelerden kesin kurtulma yollarını araştırmaya başlamışlardı,Adıgelerin bir bölümünü kuzeye, Don Irmağı taraflarına sürmeyi düşündüler (1857).Ruslar önce,doğudaki Şamil'in üzerine yürüdüler: 1859'da İmam Şamil,ardından Çerkesya'daki naibi Muhammet Emin, anlaşmalı olarak Ruslara teslim oldular.Yine 1859'da yarı feodal Adıge toplulukları da (Bjeduğ,K'emguy,Besleney,Mahoş,Yegerukay,Kuban Kabartay,Şahgiray,vb) Ruslara boyun eğdiler.1860'da,kıyıda,Şapsığların kuzeyinde (Anapa dolaylarında) yaşayan ve tamamen çember içine alınmış olan demokratik Natuhay topluluğu da boyun eğmek zorunda kaldı

[3]

Adıgelerin Türkiye'ye sürülmeleri kararı:

* Abadzeh, Şapsığ ve Vıbıh bölgeleri,savunma amacıyla 1861 yılında ortak bir yönetim altında birleştiler ve merkezi,Ruslardan uzaktaki "Saçe" (Soçi) yakınlarında olmak üzere bir parlamento ve 15 üyeli bir "Ulusal Meclis Yönetimi" oluşturdular,ama Ruslar kıyıdan gizli bir çıkartma yaparak ve deniz komandolarını göndererek,parlamento binasını ateşe verip yaktılar. Adıge temsilciler,Eylül 1861'de,Maykop yakınına,Hamketi'ye gelen Çar II.Aleksandr'dan "sürülmemeleri" koşuluyla görüşme ve anlaşma talebinde bulundular. Çar, talebe,"Ya Türkiye'ye gidin ya da Kuban boylarında göstereceğimiz yerlere yerleşin" karşılığını verdi.Adıgeler Çar'ın önerilerini kabul etmediler [4]



* Bunun üzerine,Aralık 1864 tarihine kadar uygulanan ve 1867'de iptal edilen "1862 tarihli bir Rus hükümet kararı" [5]gereğince Rus ordu birlikleri,1862 yılı ilkbaharında Adıgeleri çember içine aldılar.Hazırlanan çevik kuvvetler tarafından köyler basılıp yakılıyor,terör estiriliyor,ele geçirilen sivil Adıgeler bile,ya öldürülüyor ya da Türkiye'ye gönderiliyorlardı [6]Çaresiz durumda kalan Abadzehler Temmuz 1863'de savaştan çekildiler,iç ve dış göçü birlikte başlattılar.Ateşkese uymak istemeyen ya da ihlal eden bazı küçük Abadzeh grupları da topluca imha edildiler (Örneğin,Pşeha Irmağı boyundakiler).
* Ekim 1863'te, Şapsığlar da,Ruslarla ateşkese vardılar.Buna göre,Şapsığlar, 6 Mart 1864 günü akşamına değin köylerinde kalabileceklerdi.Nitekim 7 Mart 1864 sabahından başlanarak terk edilmiş halde olan bütün Şapsığ köyleri,kısa bir süre içinde ateşe verilip yakılacaklardı.

Mart 1864'te Şapsığ toprakları üzerinden,yerel gözlemciler eşliğinde yürüyerek Vıbıh bölgesine ulaşan Rus birlikleri,önemli bir direnişle karşılaşmadan Vıbıhlara boyun eğdirdiler;Nisan ve Mayıs aylarında geri kalan Çerkes topraklarını,yani şimdiki Gagra yöresini de ele geçirip Bzıb (Psıb) Irmağına,yani güneydeki kendi sınırlarına ulaştılar ve oradaki Rus askerleriyle birleştiler.21 Mayıs 1864'te de,Mzımta (Mezmıt'e) Irmağı yukarı vadisindeki Kbaada yaylasında (şimdiki Krasnaya Polyana) toplanıp bir askeri tören ve şükran ayini düzenleyen Ruslar,buradan "Kafkas Savaşı"nın kendi zaferleriyle sona erdiğini ilan ettiler[7]


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ADIGEY CUMHURİYETİ
İletiTarih: Cum Ekm 02, 2009 10:05 am 
Çevrimdışı
Çaylak Üye
Çaylak Üye

Kayıt: Cum Şub 22, 2008 6:50 pm
İleti: 8
1864 Adıge deportasyonu (ülke dışına gönderilme):

* Orta Kuban ve Orta Laba boylarında iç sürgün yoluyla bırakılan 80 bin kadar Adıge [8]

dışındaki bütün Adıge nüfusu (1 milyonun üzerinde) ise "deportation" (ülke dışına çıkarılma) biçiminde zorla gemilere doldurulup Osmanlı topraklarına gönderildi.Bütün Adıge köyleri de,istisnasız ateşe verilip yakıldı,dağlarda direnen gerilla gruplarının yararlanmaması için tarlalar atlara çiğnetildi,meyve ağaçları bile askerlerce tek tek kesildi.1864 yılı Haziran ayı ortalarına doğru kuzeyde Kuban Irmağı ağzından başlayıp güneyde Bzıb Irmağı ağzına değin uzanan Çerkesya'nın Karadeniz kıyılarında ve içerilerde tek bir Adıge (ya da Çerkes) nüfus [9] bırakılmadı,Çerkesya tümden insansızlaştırıldı.Binlerce yıldan beri bu topraklara damgasını vurmuş olan bir insan soyunun kökü bu topraklardan sökülüp atıldı.Ruslarca istila edilen bu yeni topraklar Rus "Kuban Ordusu Yönetim Bölgesi" içine alındı ve yasak bir askeri bölge haline getirildi.Bununla birlikte,diğer bir yandan,dağlara çekilip direnen Adıge sayısı da,1864 göçünden bir yıl sonra bile, Haziran 1865'te,Rus askeri kaynaklarına göre,hala 8-9 bin dolayındaydı [10] Savaş süresince Ruslar tarafından öldürülen toplam Adıge sayısı da, 500 binin üzerinde tahmin edilmektedir[11]



1864 yılı sonrasında uygulanan politika:

* 1864 Adıge sürgünü ya da deportasyonu bittikten sonra, Ruslar tarafından Kafkasya'da,Kuban oblastında kalmasına izin verilen 80 bin (1864 öncesi nüfusunun % 4) dolayındaki Adıge kalıntıları, yeni yerleştirildikleri yerlerdeki sıtma yatağı birer ölüm tarlası niteliğinde olan bataklıkları kanallar kazıp kuruttular, o yerleri sağlıklı ve verimli topraklar haline getirdiler. Bunun üzerine Ruslar bu toprakları da zorla Adıgelerin elinden almaya, karşı gelenleri ağır biçimde cezalandırmaya,toprakları "Kazak milislere ve Rus asker emeklilerine" dağıtmaya, direnenleri de "asi" sayıp Türkiye'ye göndermeye başladılar [12] Adıge aleyhtarı bu tür politikalar nedeniyle,1864 sonrasında,Kuban oblastında bulunan ve 80 bin kadar olan Adıge sayısı 1880'de 60.424'e,1897'de de 30 bine düştü[13]

Sovyetler dönemindeki ve günümüzdeki durum:

* İç savaş döneminde,özellikle 1918'de, Adıgeler beyaz ve kızıl birlikler arasında kalıp büyük bir nüfus kaybına uğradılar. [14]
* 1922'de batılı ya da asıl Adıgeler için Krasnodar merkezli Adıge Özerk Oblastı (sancak) ile, 1880'lerde Orta Laba boyundan, Karadeniz kıyısındaki eski yerlerine dönebilen Adıgeler için de 23 Eylü 1924 te Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu (ilçe) kuruldu, ama Şapsığ rayonu, 20 yıl sonra, 24 Mayıs 1945'te kaldırıldı.Rusya yönetimi, 55 yıl boyunca baskı altında tutulan Şapsığları,1999'da bir tür koruma altına aldı ve onlara kısıtlı haklar ve küçük bir yerli toplumu statüsü verdi.Adıge ÖO ise, 3 Temmuz 1991'de cumhuriyet (devlet) statüsüne yükseltildi ve böylece Adıgeler yeniden toparlanmaya başladılar.
* Adıgelere Stalin döneminde,çalışma kamplarına sürülme,hapis ve idamlar biçiminde terör uygulandı.Özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında savaş ve Almanlara karşı sürdürülen partizan direnişleri sonucu yetişkin Adıge erkek nüfusunun çoğu yokoldu ve uzun bir süre toparlanılamadı
* Kabartayca konuşan doğu Adıgeleri de, 12 Ocak 1922'de kurulan "Karaçay-Çerkes Özerk Oblastı" ile 16 Ocak 1922'de oluşturulan "Kabartay-Balkar Özerk Oblastı" içinde yer aldılar.Kabartay-Balkar ÖO 5 Aralık 1936'da,Karaçay-Çerkes ÖO da 3 Temmuz 1991'de cumhuriyet oldu.
* 23.12.2006 tarihli resmi "Adıge maq" (Адыгэ макъ) gazetesinden (internet yoluyla) verilen bir habere göre,RF Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından onaylanan ve RF'nin ülke dışında yaşayan soydaşlarının (Rus,Adıge,vb) dönüşü ve Rusya Federasyonu'na yerleştirilmesi konulu bir hükümet kararı,bütün yerel birimlere gönderilmiş ve bu birimlerin kendi diasporalarına ilişkin programlarını hazırlayıp Rusya Bakanlar Kuruluna göndermeleri istenmişti.Bu çerçevede,Adige cumhuriyeti de, kendi Diasporası ile ilgili bir "Devlet programı" hazırlayarak,22 Aralık 2006'da Parlamento (Khase) onayı ile kabul etmiştir.Program, Ocak 2007'de görüşülmek üzere Rusya Federasyonu Bakanlar Kuruluna gönderilmiştir.Merkezden onanıp geldiğinde,Adige Cumhuriyeti'nde yeniden görüşülecek olan bu "Devlet programı" ile Diaspora Adıgelerine de, 1864'de deporte edildikleri eski anayurtlarına yeniden dönüş yolu,sembolik düzeyde de kalsa, yasal olarak,belki de ilk kez açılmış olacaktır.

Ruslar 1999'da Kosova'dan dönüp Maykop kentsel alanı içindeki Mafehable köyünü kuranlar dışında,toplu Adıge dönüşlerine sıcak bakmıyorlardı.

Genel Bilgiler:

Eski Adıge geleneklerine ve yaşamına ilişkin bazı bilgiler:

* Adıgeler "demokratik" ve "aristokratik" diye nitelendirilebilecek iki grupa ayrılıyordu.

Bu iki grup ve alt grupları arasında,ortak özellikler yanında farklılıklar da vardı. Bu nedenle, her konuyu kapsayan ortak bir Adıge (Çerkes) özellik ya da karakterinin bulunduğu söylenemez. Birbirine benzeyen özellikler, genellikle büyüğe ve yaşlılara saygı, kız erkek görüşmesinin nişanlılık öncesinde serbest olması, kızın kaçarak da evlenebilmesi, gelinin kocası ve diğer erkeklerle bir süre konuşmaması, kocasıyla birlikte görünmemesi, birlikte yemek yememesi,kocası gelmeden yatmaması, kendinden büyük aile bireyleri yanında oturmaması, vb.

* Sınıfsal olarak,derebeyi topluluklarında,sözgelişi K'emguylarda,sıkı bir kaynana (guaşe/гуащэ) otoritesi vardır, gelin kaynanasından izinsiz bahçe dışına adım bile atamazdı. Bu sıkı disiplin ve gelenek farklılıkları nedeniyle, demokratik ve derebeyi toplulukları arasındaki evlenmeler de sınırlı düzeydeydi.
* Değişik özellikler, daha çok, iş yaşamı ve konuk ağırlama alanlarında görülür.Aristokratik ya da derebeyi topluluklarında köle kadınlar tarlada çalıştırılırken, özgür kadınlar, ev işleri dışında çalıştırılmazlardı, ayıp sayılırdı.

Aynı biçimde soylu sınıfı da kol gücü gerektiren işlerde çalışmazdı, soylular için çalışmak, kendileri açısından aşağılayıcı ve ayıp bir uğraş sayılırdı. Ama demokratik topluluklarda aksine bir görüş vardı, kadın-erkek herkes, en zengin ve yönetici olanlar dahil, herkes tarlalarda çalışabilirdi. Örneğin, Şapsığlarda konukluk süresinin bir hafta olduğu, ardından konuğun da ev halkından sayılarak, ev halkı ile birlikte çalışması gerektiği anlayışı da vardı. Demokratik topluluklarda çalışmamak ve tembellik ayıp sayılır, kınanırdı. İlkbahar aylarında,1950'lere değin,nakaratlar biçiminde iş türküleri söyleyerek,tarlalarda imece usulü (hafı/хьафы) ya da ödünç gün karşılığı mısır çapalayan kalabalık Şapsığ ve Abadzeh topluluklarıyla sık sık karşılaşılabilirdi (Düzce,Sakarya,Samsun,vb birçok yerde).O dönemler daha ileri bir teknik olan çizi usulü mısır ekimi,Türkiye Türk ya da Adıge köylüleri tarafından henüz bilinmiyor,çapa işi için çok kişinin birlikte kol gücü gerekiyordu.

Konuk ağırlama biçimleri,soylular ve köleler:

* Bütün Adıge toplulukları konukseverdir,evine gelen bir konuğu ağırlar.Ancak,farklılıklar vardır.Örneğin,Kabartay ya da derebeylerine bağlı köylüler,istemeseler de,bir angarya olarak derebeyinin konuklarını ağırlamak zorundaydılar.Ayrıca konuk ağırlama yükümlülüğü bulunmayan köle nüfusu da çoktu.Sonuç olarak,Kabartay geleneğinde,demokratik topluluklarda olduğu gibi,tanımadığı ve karşılaştığı birini,evine konuk olarak "buyur etme usulü" yoktur;bu nedenle,sözgelişi Kabartay'ın evine çağırılmadan girmek,bir emrivaki yapmak ve ağırlamalarını istemek gerekir,o zaman konuk ağırlanır.Aksi takdirde,Kabartay geleneğinin bu farkını bilmeyen,sözgelişi bir Abadzeh ya da Şapsığ'ın sokakta kalması işten bile değildir.Başka bir yarı feodal topluluk olan K'emguylarda ise,haberli olarak konuk olmak ve ziyaret makbuldür.Ama kendiliğinden kapıyı açıp bahçeye giren her konuk ve ziyaretçi kabul edilip ağırlanır,ama bu geliş biçimi şık bir geliş biçimi olarak algılanmaz.Vıbıhlarda ise her köyün bir ortak konuk evi bulunur,akraba ve tanıdık kişiler dışındaki konuklar köy konuk evinde ağırlanırdı.
* Kölelerin konuk ağırlama yükümlülükleri yoktu.Köle nüfusu fazla olan topluluklarda geleneksel farklılıklar da oluşmuştur.Köle olmayan birinin,sözün gelişi köle birine konuk olması olacak şey değildir,ayıplanmaya,dahası toplumdan dışlanmaya da yol açabilirdi.Köle bir erkeğe kaçan köle olmayan bir kız ise,en azından,çok ayıplanır,çoğunca ailesi,soyu ve akrabaları tarafından red edilir,dahası köle gibisine aşağılanırdı.Bu tür feodal anlayışlar,zayıflamış da olsa,Türkiye'de yer yer,varlığını halen sürdürmektedir.Yine de,köleler,Adıge geleneğinin korumasından yararlanırlardı;demokratik topluluklarda azatlı kölelerin köle kökenli oldukları yüzlerine vurulmaz,kendileri için ayağa kalkılarak karşılama yapılır,tam köle de olsa, zayıf insanların ezilmelerine ve açıktan aşağılanmalarına izin verilmez,köle kızlarla evlenilebilirdi.Azatlı köle erkeklerin,özellikle Şapsığlar arasında yalnız ve çocuklu dul kadınlara içgüveyi (tlekhehaj/лъэхэхьажь) olmaları da kabul görürdü.Köleler,feodal dönemde,en çok,soyluların ve işbirlikçileri olan zengin köylülerin borç alacağı,tutsaklık,vb nedenler karşılığı köleleştirdiği,sömürdüğü ve aşağıladığı yoksul köylülerdir. Bunların Tanrı tarafından "aşağı" bir soy ve "kirli" bir kandan gelme olarak yaratıldıkları,mızmız,herşeyden şikayet eden,doyumsuz ve yüz verilmemesi gereken kişiler oldukları biçiminde tipik bir soylu ideolojisi oluşturulmuştu.
* Derebeyi topluluklarında,soylu (pşı-verk) olanların,özellikle kadınlar arasında,üstün bir "soylu ve temiz kan" (лъыш1у;лъыкъабз) taşıdıklarına,özellikle soylu kızların tükürüklerinin ve dualarının "şifa verici" (ezeğu/1эзэгъу) olduğuna inanılırdı.Bu tür feodal inanışlar,1950'li yıllara değin,Türkiye'de hala yaygındı.Soylu kızlar,sözgelişi Besleneylerde hastalara götürülür,tükürükleri şifa niyetine yaralara ya da hastalara sürülür,dua ettirilirdi.

Ceza verme biçimleri:

* Adıgelerde,derebeyi toplulukları dışında,yani demokratik topluluklarda,çok özel durumlar dışında,ölüm cezası yoktu.En ağır ceza,ölümden de kötü bir ceza olan toplumdan dışlanma ya da kovulma,yani bir tür aforoz cezasıydı.Böyle bir kişi ile,o topluluk ya da başka bir topluluk içinden hiç kimse konuşmaz ve onu yanına sokmazdı,"ünü" de hızla bütün bir ülkeye yayılır,bu tür cezalı kişiler,sonunda ve çoğunlukla intihar etmek ya da bir soyluya köle (vıneut) olmayı kabul etmek zorunda kalırdı,bu arada,en küçük bir olayda, yeni efendisi tarafından burdurularak satılabilirdi de. Aristokratik topluluklarda derebeylerinin kölelerini öldürebilmeleri yanında,köle olmayanların da,işledikleri suçlar nedeniyle kovulması,köle (vıneut/унэ1ут;ev hizmetleri kölesi) yapılması,satılması,sözgelişi Rus hükümetince yasaklanmadan önce,derebeylerince öldürülmesi durumları da görülebiliyordu.Yargılama ile verilen ölüm cezaları,genellikle "psıkhadze" (псыхадзэ),yani taş bağlanıp suda boğulma, Muhammed Emin'in kurdurduğu şeriat mahkemelerince verilen ölüm cezaları da,çoğunlukla kurşuna dizilme biçiminde yerine getirilirdi.Adıgelerde geleneksel anlamda hapishane yoktu,cezalar çalışma ya da maddi bir bedel karşılığı yerine getirilirdi.Ancak,casuslara ve düşmanla işbirliği yapanlara karşı en ağır cezalar uygulanırdı,ama yine de,işkenceye ve aleni aşağılamaya izin verilmezdi.Rus tutsaklara bile işkence yapılmazdı.Bu nedenle çok sayıda Rus eri firar edip Adıgelere sığınıyordu.
* Feodal topluluklar arasında,feodal iç bölünmeler nedeniyle,dayanışma zayıftı;ama Abadzeh ve Şapsığ gibi,Meotlar döneminden kalma bir arkaik demokrasisi bulunan topluluklar çok sıkı bir dayanışma içindeydiler,bu nedenle bunlar,yapılan dış saldırılara sert ve toplu karşılık verirlerdi,düşman da işbirlikçiler bulamaz ve sonunda çekilmek zorunda kalırdı.Natuhay,Şapsığ,Hak'uç,Vıbıh ve Abadzehler'de egemenlik "feqotl" (kendi başına buyruk) denilen,efendisiz ve eşit haklı özgür bireylerden oluşan halka aitti.Yarı feodal toplulukların "fekotl" (фэкъол1;Kabartayca: лъхукъол1) kesimi ise,efendili,yani derebeylerine bağlı idi,ama fekotl'lar ,isterlerse efendilerini terk edebilirlerdi.
* Adıgeler arasında,özellikle derebeyi toplulukları içinde sert bir kan gütme geleneği ve karşılıklı öldürmeler yaşanırdı.

Mülkiyet anlayışı:

* Özel mülkiyet yanında,köy meraları,orman ve su kaynakları gibi mallar üzerinde ortak toplum mülkiyeti vardı.Miras konusunda Şapsığlar kadına erkek ile eşit miras hakkı (к1эн) tanırken,feodal topluluklar ile Abadzeh ve Vıbıhlar tanımıyorlardı. Köleler üzerinde de sahiplerinin özel mülkiyet hakkı vardı.Özellikle en alt düzey köleler (vıneut) toplantı ya da ziyafetlerde ayakta,elleri üstüste ve sessizce kapı kenarında hizmete hazır bekletilirlerdi.Özgürlüğünü bir bedel karşılığı satın alan kölelere,"azatlı köle" (pşıtlı şhaşefıj/пщыл1ы шъхьэщэфыжь) denirdi,bunlar özgür köylü (feqotl/фэкъол1) haklarına sahip olsalar da,yine de,eskiden köle oldukları bilinir ve kendilerine mesafe konurdu.Çok sıkı bir soy ve şecere takibi vardı. Kölelerin "vıneut" (унэ1ут;ev,kapı önü köle,yani mülksüz ya da mal olma konumundaki köle) denilen kesimi,Adıge geleneğinden en az yararlanan kölelerden oluşurdu ve bunlar satılabilirdi."Pşıtlı" (пщыл1ы) ya da "hatıvel" (хьатыол) denilen toprak kölelerinin (serfler) ise ,özel mülkiyeti ve hukuku bulunur,bunlar satılmazdı;ama efendilerinin tarlalarında çalışır,hayvanlarına bakar,angarya hizmetleri görür,kazançlarının ve kızları için aldıkları başlık bedellerinin (vase/уасэ) bir bölümünü efendilerine verir ve efendilerini terk edemezlerdi;köleleri itaat altında tutan katı kural ve sert yaptırımlar vardı.
* Demokratik bir toplum sayılmalarına ve soylu sınıfı bulunmamasına karşın,Vıbıhlar arasında,bir veriye göre tüm nüfusun dörtte biri oranında bir köle nüfusu da vardı.Bu nedenle Vıbıhlar arasında,köleler sayesinde çalışmadan geçinen ve "Kuaşkha" denen ve yönetimde de etkili olan,köle sahibi ve sömürücü bir zengin köylü zümresi bulunuyordu."Başlıca ihracat köle kızlardan oluşuyordu ve bunlar haremler için Türkiye'ye götürülüyorlardı".Ama asıl köle ihracatı,nüfusunun onda biri köle olan Abadzeh bölgesinin köle tüccarları tarafından doğrudan ya da Vıbıhlar aracılığıyla Vıbıh limanları üzerinden Türkiye'ye yapılıyordu (L.İ.Lavrov,Vubıkh'lar Hakkında Etnografik Bir Araştırma,Kafkasya Gerçeği Der.,sayı 8,Samsun,1992,s.46-59).Abadzeh bölgesinde Şhaguaşe Irmağı (Byelaya) sol yakasında ve bugünkü AC'nin Maykopski rayonunun Kamennomostski beldesi yakınlarındaki bir yerde büyük bir Abadzeh Köle Pazarı bulunuyordu.Bu arada Vıbıh zenginler (kuaşkha'lar),özel olarak eğittikleri güzel köle kızlarını,Osmanlı haremlerine gönderiyorlardı.Nitekim son dönem Osmanlı padişahlarının çoğu,bu tür sunulmuş Vıbıh köle (cariye) kadınlardan doğmadır.

Nezaket kuralları ve onur anlayışı:

* Özellikle demokratik topluluklarda kadına çok değer verilir,sözgelişi yük taşıyan kadının yükü hemen alınıp taşınır,kavga eden iki erkek,araya bir kadının girmesiyle kavgayı bırakırdı,vb.Bir atlı yolda giden bir yaşlıya yetiştiğinde,atından iner,yaşlıya atına binmesini teklif eder,sol tarafından ve daha geriden atı elinde yaya olarak yürür,yaşlının yinelenen ricaları ve izni üzerine onu geçer ve bir süre,daha hızlı tempoda ve yaya olarak yoluna devam edip uzaklaştıktan sonra atına binerdi.Yaya giden genç de benzeri kurallara uyar,yaşlıyı izinsiz geçmezdi.Damat,karısının köyüne yaklaştığında atından iner,atı elinde yürüyerek köye girerdi.Yeni damat,ilk gelişinde,eşinin ailesinden olan ve evde bulunan küçüklerin bile elini öper,büyüklerin karşısında asla oturmaz ve konuşmazdı.Böylece karısına,onun yakınlarına ve köylülerine duyduğu saygıyı göstermiş olurdu.Evlenmeler,genellikle karşılıklı anlaşmaya dayanırdı,kural (khabze) dışı olduğundan,asla akraba evliliği yapılmazdı.Akrabalar birbirlerini geniş bir ailenin üyeleri,yani kardeş görürlerdi.Bu nedenle akraba evliliğinden kaynaklanma sakatlıklar ve delilik Adıgelerde yok denecek kadar azdır.
* Köyün saygın gençleri birbirleriyle ve köyün kızları ile kardeş sayılırdı.Bu gençler köyün kızlarını at sırtında ve beraberlerinde başka köylerdeki düğün ve eğlentilere götürebilirlerdi.En ufak bir sorunla karşılaşılmazdı,aksi takdirde kişinin hayatı söner,soyu da lekelenmiş olurdu.Özellikle demokratik topluluklarda bir kız istemediği ile evlendirilmezdi.Yeni gelin büyükleri karşısında oturmaz,konuşmaz,yemek yemez,elleri üstüste ve sessizce kapı kenarında hizmete hazır bekler,sırtını büyüklerine çevirmez,geri geri çekilip odadan çıkardı,o denli de saygı ve sevgi görür,asla azarlanmazdı.Gelin sonraları da çocuğunu gezdirmez ve yaşlı erkekler karşısında çocuğuyla birlikte görünmezdi.Kocası da,herkes uyuduktan sonra odasına,karısının yanına sessizce girer,gün ağarmadan dışarı çıkardı.Karı koca çocukları oluncaya dek konuşmazlardı.Gelin odasına leğune (лэгъунэ) denir ve buraya gelinin kadın yakınları dışında kimse girmezdi.
* Hiç kimse kendisini övmez,övmeyi başkalarına bırakır,kendilerini övenler de gizlice alaykonusu olurlardı.Bunun gibi adeta sayısız görgü kuralı vardı ve bu kuralları çiğneyenler saygınlıklarını yitirirlerdi.Saygın olana büyük bir değer verilirdi.Soylu ya da değil,kişinin saygınlığını yitirmesi,özellikle yüz kızartıcı bir suç işlemesi,silinmez bir leke oluşturur,dahası şarkılara da konu olabilir,'ünü' bütün Adıge ülkelerine yayılabilirdi.Bir yönüyle,Adıge olmak,zor bir şeydi.
* Bir Adıge için aşağılanmak en onur kırıcı şeydi.Geleneklere saygısızlık göstermek, yalancılık,korkaklık ve özellikle savaştan kaçmak,en onur kırıcı davranışlardandı.M.Y. Lermontov'un savaş alanından korkup kaçan bir Çerkes gencini konu edinen "Savaş Kaçağı" ya da "Harun" öyküsündeki tiplemesi bu aşağılanmayı ve sonucunu çarpıcı bir biçimde sergilemektedir (bk.Harun,"Kafkasya Kül.Der.",sayı 22,Ankara,1969).
* Abadzeh ve Şapsığ gibi topluluklarda ve batılı diğer Çerkes topluluklarında,karşılaşılan kişiler,gelenek ve nezaket kuralları gereği,selamlaşmadan hemen sonra,"Buyur" (Къеблагъ) denilerek,özellikle Abadzehlerde,konuk olması için eve davet edilirlerdi.Yaşlılar bir başına yemek yemeyi sevmez,çoğunca bir başkası çağırılıp onunla yerdi.Her varlıklı evin "haç'eş" (xьак1эщ) denilen bir konuk odası ya da ayrı bir küçük evi olurdu.Bir aile bütün bir servetini bir konuk ziyafetinde harcayabilir, konuğa, saygınlığı ölçüsüne göre,o denli büyük önem verilirdi.Toplum içi yardımlaşma ve paylaşmanın yaygın ve gelişmiş olması nedeniyle,düşkün insanlar ve dilencilerle karşılaşılmazdı.

Adıgeler boza (шъуатэ,макъсымэ) ve benzerleri dışında alkollü içki kullanmazlardı.İçki,sonradan Tatar,Rus,Türk,vb gibi başka toplumlardan alınmıştır.

* Her ikisi de demokratik toplum üyesi olmakla birlikte,sözgelişi bir Abadzeh ile Şapsığ arasında da farklılıklar vardı.Örneğin,bekar bir Abadzeh delikanlısının bir bebeği kucağına alıp gezdirmesi,"çocuk bakıcısı oldu" biçiminde ayıplanırken,Şapsığ ve Vıbıhlarda tam tersi geçerliydi,yeğenler,akraba ya da tanıdık çocukları kucakta gezdirilebilirdi.Abadzeh ketum ve kendi çevresi dışındakilere karşı mesafeli dururken,Şapsığ daha açık fikirli olabilirdi. Şapsığlar kendi halinde,tarım,hayvancılık ve balıkçılıkla geçinen,aile ve akrabaları çerçevesinde kalan,politikayla pek ilgilenmeyen kimseler iken,Vıbıh ve Kabartaylar içinden politikacılar ve usta diplomatlar yetişmiştir.

Köleler her yerde aşağılanırken,örneğin Şapsığlar arasında kölelik kurumu yoktu,vb (Ayrıca bk.Jebağı Baj,"Çerkesya'da Sosyal Yaşayış-Adetler",Ankara,1969;"Kafkasya Kül.Der.",sayı 39-42,Ankara, 1973).

* Demokratik topluluklar barışçıydılar,ırk ve din ayırımını bilmeyen,herkesi kendileri gibi dürüst sanan saf kimseler idiler.Bu saflıkları,bazı güç odaklarınca zaman zaman,olumsuz anlamda kullanılabilmiştir:1840'da Osmanlı ve İngiliz ajanlarına,vb kanıp yardım geleceği düşüncesiyle Rus askeri hatlarına,bazıları 10-15 bin kişiyi bulan kalabalıklar biçiminde genel bir saldırı yapılması ve karşılığında büyük bir zayiat verilmesi,moral çöküşü;isyanlarla hırpalanan ve Çerkeslerin Balkanlar'dan çıkarılmasının resmen görüşüldüğü bir ortamda,1878 öncesinde,çökmekte olan Osmanlı yönetimi adına Balkanlar'da gönüllü milis gücü yazılma, Balkanlar'daki Hıristiyan toplulukların,Rus ve Avrupa'nın düşmanlığını toplum üzerine çekme;1920'de,güçlenen TBMM yönetimi karşıtı Biga,Adapazarı,Düzce ve Yozgat ayaklanmalarına katılma,vb.Ama,yine de,kirli ve yüz kızartıcı (fuhuş ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi) işleri benimsemez,insana insan olduğu için değer verir,işkenceden ve insanı aşağılamaktan kaçınır;özsavunma dışında hiç kimseye saldırmazlardı: Örneğin,1838'de Tuapse'ye çıkartma yapan Ruslarla Şapsığların çarpışmalarını bir köşede resmeden ve daha sonra Osmanlı Saray ressamı da olan silahsız Rus ressamı İ.K.Ayvazovski'ye (1817-1900) dokunmamış,tabloya bakmakla yetinmişlerdi (bk.Şapsugiya gazetesi,No.1).]]


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: ADIGEY CUMHURİYETİ
İletiTarih: Cum Ekm 02, 2009 10:07 am 
Çevrimdışı
Çaylak Üye
Çaylak Üye

Kayıt: Cum Şub 22, 2008 6:50 pm
İleti: 8
Nüfus ve nüfus dağılışı

* Nüfus toplamı:447.109 (2002)
* Kentli:234.900 (% 52.5)
* Köylü:212.209 (% 47.5)
* Erkek:208.109 (% 46.5)
* Kadın:239.090 (% 53.5)

1897,1926 ve 1939 sayımlarında şimdiki "Adıge"+"Çerkes" nüfus,sadece "Çerkes" (ya da "Adıge") adı altında verilmiş,1959 nüfus sayımı ile birlikte nüfus toplamı,"Adıge" ve "Çerkes" adları altında ayrı ayrı verilmeye başlanmıştır (2002 sayımından beri "Şapsığ" etnik adı da eklenerek,tüm Adıgelerin etnik ad listesi 4'e çıkmıştır:Adıge,Çerkes,Kabartay,Şapsığ).

* "Adıge Özerk Oblastı" (AÖO),27 Temmuz 1922'de Rusya SFSC'ne bağlı olarak kuruldu,ilk adı "Çerkes (Adıgey)" idi.24 Ağustos 1922'de Adıgey (Çerkes),13 Ağustos 1928'de de Adıgey Özerk Oblastı (AÖO) adını aldı.İlk kuruluşunda yüzölçümü 2.660 km.kare,nüfusu 113.5 bin kadardı.Bu nüfusun % 44.8'i Adıge (50.821),% 25.6'sı Rus (29.102),yönetim merkezi de,oblast sınırları dışındaki Krasnodar kentinde idi.1936'da AÖO'nun toprakları genişletildi,yönetim merkezi de Maykop'a taşındı.Ama,genişleme ve Stalin'in Rusları ulusal bölgelere yerleştirme politikaları sonucu,Adıge oranı da % 20'ler düzeyine düştü,Rus oranı ise 1979'a değin % 70'ler düzeyinde seyretti (1939'da % 71.1;1970'de % 71.7).Daha sonra Adıge sayısı ve oranı yükselmeye, Ruslarınki ise düşmeye başladı.

Ekim 1990'da egemenlik kararı alarak cumhuriyet ilan eden AÖO,3 Temmuz 1991'de Adıgey ÖSSC statüsüyle Rus Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti (RSFSC) devlet yapısı içine alındı ve Aralık 1991'de RSFSC yerinde oluşan RF içinde AC olarak kaldı.


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 4 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.236s | 12 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.