Osetyalı Müslümanların yargı çilesiOsetya'da Müslümanlar aylardır keyfi gözaltılara maruz kalıyor. Soruşturmaların seyri de değişti. Müslümanlar artık radikallikle veya terörle değil, silah kaçakçılığı ve uyuşturucu ticareti ile suçlanıyor
Kısa bir süre önce Kuzey Osetya Devlet Üniversitesi dekanlarından şair Şamil Djigkayev'in öldürülmesi üzerine Kuzey Osetya Müslümanları aleyhinde ağır suçlamalar yapılmış ve gözaltına alınma süreci başlatılmıştı. Djikgayev Müslümanlar ve İslam aleyhinde ağır hakaretlerle gündeme geliyordu. Djikgayev'in Davud Muraşev tarafından öldürüldüğü öne sürülmüş ve başlatılan operasyon sonrasında Muraşev ölü olarak ele geçirilmişti. Ancak buna rağmen bölge Müslümanları aleyhinde geniş çaplı hapis süreci başlamıştı.
Ülke genelinde Müslüman teşkilatlarının artan tepkilere rağmen Müslümanların gözaltı süreci devam etmişti. 31 Mayıs tarihinde başlayan gözaltı dalgası bugünlerde tiyatro bir mahkeme ile devam ediyor. Gözaltında tutulan Müslümanlar içerisinde Vladikavkaz cami imamı Kuvat İsmailov da bulunuyor. Kuzey Osetya emniyet birimleri tarafından yapılan açıklamaya göre Müslümanlar ile Muraşev arasında bağlantı bulunuyor. Ancak zamanla Kuzey Osetya-Alaniya içişleri bakanı Ahmethanov tarafından da desteklenen bu gibi iddiaların yalan olduğu ortaya çıktı. Bölge Müslümanlarının ve aydınlarının ifadelerine göre gözaltında tutulan Müslümanlar aleyhinde başlatılan davaların hiçbirisi "aşırılık", "çete ilişkisi", "organize suç örgütü" veya "silahlı saldırı hazırlığı" maddeleri ile yürütülmüyor.
Bu gibi suçlamaların yerine Müslümanlar yasa dışı yollarla silah ve uyuşturucu bulundurma gibi suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Nitekim birinci Çeçenistan savaşından sonra ülke genelinde yakalanan ve ağır işkenceler karşısında çoğu zaman hayatını kaybeden Müslümanların da sürekli benzer suçlamalarla karşı karşıya kaldığı bilinen bir gerçek!
İddiaya göre gözaltına alınan Müslümanlardan üçü Biragov, Hayev ve Koçiyev yapılan işkencelere dayanamayarak emniyet birimleri ile işbirliği yapmaya karar verdi! Onların suçlarını itiraf etmeleri durumunda hemen serbest kalacağı belirtildi. Ancak mahpuslardan Koçiyev emniyet birimleri tarafından öne sürülen ve asla gerçeklerle ilgisi olmayan suçunu itiraf etmesine rağmen bir yıl hapis cezası ile cezalandırılması tepkilerin daha da artmasına neden oldu. Soruşturma belgeleri içerisinde Koçiyev'in evinde arama sırasında ortaya çıkan silahın çöp kutusunda bulunduğu öne sürülüyor. Ancak Koçiyev silahı polise götürmek istemesine rağmen bunu yapmamış, emniyet birimleri operasyon düzenleyerek onu yakalamıştı.
Bu arada gözaltı sırasında Müslümanlara yapılan ağır işkencelerin adli tıp raporları tarafından da doğrulanmasına rağmen emniyet birimlerinin soruşturmaya devam etmesi karşısında tepkiler artıyor.
MEDVEDEV'DEN ÖDÜLLÜ SAVCIRusya Devlet Başkanı Medvedev Kuzey Osetya'da Müslümanların özel bir şekilde takip edilmesi ve cezalandırılması sonrasında Kuzey Osetya-Alaniya Savcılığı soruşturma biriminin başkan yardımcılığına adalet bakanlığına bağlı birimin albayı Marat Pekov'u tayin etti. Marat Pekov 2005 yılında Nalçik'te başlatılan isyan girişimlerini önlemede ve yürütülen soruşturmalar sırasında ön planda olan isimlerden birisi olmuştu. Nalçik Müslümanları son altı yıl içerisinde hala gözaltında tutuluyor ve soruşturma süreci tamamlanmıyor. Pekov'un Kremlin sarayı tarafından ödüllendirilmesi yaşanan olayların bizzat Moskovalı yöneticiler tarafından organize edildiğine dair görüşleri daha da pekiştiriyormekte.
Bu arada Rusya hukuk aktivistleri ve aydınlarından oluşan bir grup Nalçik ve Vladikavkaz olayları hakkında Haziran ayının ortalarında konferans düzenlemiş, konferans sırasında özellikle de Toplum Palatasının üyeleri Avukat Yelena Lukyanova ve Gazeteci Maksim Şevçenko emniyet birimleri aleyhinde ağır suçlamalarda bulunmuştu. Konferansın yapılmasının üzerinden aylar geçmesine rağmen suçlamalar yetkililer tarafından önemsenmiyor.
Müslüman aydınlar önemli bir noktaya daha dikkat çekerek Beslan olaylarını araştıran grubun sayısı ile Pekov'un grubunun sayısının arasında benzerlik olduğunu ifade ediyor. İddiaya göre her iki soruşturma grubunun hedefi bölgede teröre karşı operasyonların ilan edilmesi idi. Nitekim Rus gazeteci Vladimir Antipin'e açıklamada bulunan ancak isminin gizli tutulmasını talep eden Osetyalı bir emniyet birimi temsilcisi acı bir Kuzey Kafkasya gerçeğini daha itiraf etmişti. Bu yetkiliye göre aşırılığa karşı yürütülen operasyonlar ticaret yapmak maksadıyla yapılıyor. Bu ticari sistem içerisinde sadece bölge emniyet birimleri değil eyalet ve Federal birimler de yer alıyor. Emniyet birim başkanlarının hedefi başarılı sonuç elde etmekten ziyade teröre karşı operasyon sürecini başlatmak. Nitekim onlara süreci başlatmaları karşılığında önemli mali kaynaklar aktarılıyor. Bu gibi süreçler belli sonuçlar doğuruyor. İşkenceler sonrasında dindar gençlerin önemli bir kısmı direnişçi gruplara destek veriyor.
Hatırlanacağı üzere Kuzey Osetya müftüsü Hacımurat Gaçalov devlet başkanı ile 5 Temmuz tarihinde düzenlenen görüşmeler sırasında konuyu gündeme taşıdı. Gaçalov avukatların, yakalanan insanların akrabalarının, adli tıp raporlarının sonuçlarını Medvedev'e sunarak bir an önce önlem alınmasını istedi. Devlet başkanı Medvedev ise başkanlık biriminin başkan yardımcısı Vladislav Surkov, Kuzey Kafkasya Federal eyalet temsilcisi ve başbakan yardımcısı Aleksandr Hloponin ve Federal savcı Yuri Çayka'ya konunun araştırılması talimatı verdi. Medvedev'in talimatı sonrasında Gaçalov'a konunun soruşturma kapsamında olduğuna dair resmi mektup iletilmiş oldu.
DAĞISTAN'DA SALDIRILAR ARTTISon günlerde Kuzey Osetya'ya komşu Dağıstan'da da saldırıların artması dikkat çekiyor. Kuzey Kafkasya sorununu araştıran tarih uzmanı Doç. Dr. Vladimir Popov Dağıstan saldırılarının temelinin sosyal ekonomik sorunlar olduğunu ifade etti. Gençlerin önemli bir kısmının işsiz olması ve bölgeye yönelik yatırım politikasının uygulanmamasının önemli etkenler olduğunun altını çizdi. Dağıstan'ın ünlü yazarı Adallo Aliyev sosyal sorunların önemini vurgulamakla beraber emniyet birimlerinin gençler üzerindeki baskısına da dikkat çekiyor. Aliyev'e göre emniyet birimleri gençlere işkence yapıyor ve yaptığı işkencenin kamuoyu tarafından bilinmesini sağlıyor. Bu ise bölge törelerinin açık bir şekilde gözardı edilmesi anlamını taşıyor. Kafkasya Halklarının Rusya Kongresi eşbaşkanı ve Jeopolitik sorunlar Akademisinin başkan yardımcısı Denga Halidov ise Rusya yöneticileri ile İsrail devletinin direnişçilere yönelik politikalarının benzerlik arz ettiğini vurguladı. Halidov'a göre direnişçileri yok etme politikasının başarılı bir şekilde tamamlanacağını düşünmek bölge gerçeklerini gözardı etmekten kaynaklanıyor.
İbrahim Ali/ Dünya Bültenidunyabulteni.net