Çerkeslerin Anasayfası

Çerkeslerin Anasayfası

Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
Sistem saati: Cum May 18, 2012 8:38 am


Anasayfa  |   Kayit Ol  |   Sohbet  |   Cerkes Muzik  |   CerkesBuL  |   Sozluk  |   Linkler  |   Kiril  |   Basinda Cerkesler  |   Sitene Ekle  |   iletisim  |  

Tüm zamanlar UTC




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: ÇEÇENİSTAN GERÇEĞİNE İÇERDEN BİR BAKIŞ
İletiTarih: Cum Eyl 09, 2011 5:48 pm 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
PauKaF

Kayıt: Sal May 08, 2007 4:27 am
İleti: 20055
Konum: MUDAREY-Гъубжь

Çeçenistan gerçeğine içerden bir bakış


Hem Çeçenistan’da yaşanan savaşın masum insanları kurban eden korkunçluğunu hem de Çeçen halkını tanıtmayı amaçlayan bir hatıra kitabı olan Yemin temelde Çeçenistan’daki ikinci savaş sırasında, Hasan Bayev’in bodrumda yer bulabildiği zamanlarda alınan notlardan ve günlüklerden oluşuyor.

Resim


Asım Öz / Kültür Servisi

Rusya’da yaşanan savaştan sonra gündeme gelen Çeçenistan hakkında birkaç isimden başka pek bir şey bilinmiyor. Pek az insanın haritada gösterebildiği bu ülkenin halkının gelenekleri, din algısı ve onurlu yaşamak için vermiş olduğu mücadelenin tarihi ve bu süreçte yaşananlar bugünü anlamak bakımından hayli önemlidir. Rusların daha çarlık zamanlarından başlayarak “vahşi”, “boğazkesen” yakıştırmasını yaptığı ve oldukça içe dönük bir halk olan Çeçenler halkların kardeşliği ilkesine bağlı olduğunu savunan Sovyetler Birliği zamanında da Rus milliyetçiliğinin asimile edici politikalarına maruz kalmış bir halktır.
Daha 1944 yılında Çeçenleri Kazakistan’a süren Sovyet yönetimi bu halk için “Nazi sempatizanı”, “vatan haini” gibi klişelere başvurmuş ve diğer halkların Çeçenlerin mallarını ve mülklerini yağmalamalarına göz yummuştur. Elli yıl sonra 1994 yılında çıkan ilk Rus Çeçen savaşında da Rus hükümeti Çeçenler için “eşkıya” söylemini kullanmıştır. 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ise Ruslar tüm dünyaya Çeçenlerin uluslar arası teröristler olduğunu söylemişti.
Hem Çeçenistan’da yaşanan savaşın masum insanları kurban eden korkunçluğunu hem de Çeçen halkını tanıtmayı amaçlayan bir hatıra kitabı olan Yemin temelde Çeçenistan’daki ikinci savaş sırasında, Hasan Bayev’in bodrumda yer bulabildiği zamanlarda alınan notlardan ve günlüklerden oluşuyor. Onun bu savaş boyunca ortaya koyduğu mücadele bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasını oluşturan cerrahlık serüveni siyasetin oldukça ötesine uzanmaktadır. Doktor olmak için ettiği yemine her daim sadık kaldığı için savaş sırasında önüne gelen herkesi tedavi etmekten geri durmayan Bayev’in anlattığı gerçekler tek boyutlu değil. Çünkü içinde hem iyiyi hem de kötüyü barındırıyor. Hal böyle olunca Hasan Bayev kaleme almış olduğu hatıratta Çeçen gelenekleri bakımından açığa vurulması hoş karşılanmayan kişisel durumları da anlatmak durumunda kalmakta. Mesela Çeçen bir erkek için karısından ve çocuklarından bahsetmesi Çeçenler nazarında uygun olmayan bir davranıştır. Bundan dolayı Çeçenler cüzdanlarında aile fertlerinin fotoğraflarını taşımadığı gibi bu fotoğrafları evlerinin duvarlarına da asmazlar.
Çeçenlerin bağımsızlık mücadelesinin tarihi çok eskilere uzanır. Korkunç İvan’ın bölgeyi fethetmeye başladığı on altıncı yüzyılda Çeçenler Rus güçlerini geri püskürtmüşlerdir. Çeçen kimliğini korumak için sürekli mücadele etmek zorunda kalan Çeçen erkekleri nesiller boyu dövüş sanatlarında usta olmuşlardır. Cahar Dudayev’in siyah kuşak karateci olması bunun örneklerinden biridir.
Çeçenistan’da Direnişin Kısa Tarihi
Çeçenistan’da egemenlik kurma durumunu pekiştiren eylemler Büyük Petro’nun Hazar Havzasından başlayarak İran ve Hindistan’a kadar uzanan bir rota belirlemesiyle başlamıştır. 1732’de Rusları Çeçenistan’dan kovmayı başaran Çeçenler sonraki yüzyıllarda da Ruslar tarafından etkisiz hale getirilmeye çalışmışlardır. Birinci Aleksander general Aleksey Yermolov’u bölgeyi fethetmesi için görevlendirdiğinde Yermolov şunu söylemiştir: “Umuyorum ki adımın yarattığı terör öncü birliklerimizi zincirlerden ve kalelerden daha iyi koruyacaktır ve bir tek sözüm buranın halkı için ölüm gibi kaçınılmaz bir kanun niteliğinde olacaktır. İnsaf, Asyalıların gözünde bir zayıflık örneğidir ve ben yalvarışlara aldırmayan acımasız bir insanım.”
Yermolov Çeçenistan’da bir dizi kale inşa ettirmiş ve büyük zulümler yapmıştır. Eylemleri o kadar vahşidir ki Aleksander’ın yerine geçen Birinci Nikola 1827 yılında onu yaptığı aşırı zulümden dolayı görevden almıştır. 1830’larda ise Birinci Nikola Kuzey Kafkasya’yı kontrol etme girişimlerini yenilemiş ve Hindistan’ın kontrolünü ele geçirmek için İngiltere’yle, Rudyard Kipling’in “Bükük Oyun” adını verdiği bir ortaklık kurmuştur. Bu süreçte Rus birlikleri İmam Şamille karşı karşıya gelmiştir. Onun egemenliğinde Çeçenistan ve Dağıstan grupları, Şamil’in 1859’da teslim oluşuna kadar otuz yıl boyunca Ruslarla mücadelesine devam etmiştir.
İmam Şamil’in vefatından sonra da bölgeyi rahat bırakmayan Rusya, dini ve kültürel özelliklere saygı gösterilmesi gerektiği yönünde karar almasına karşın, Rus ordusundakiler Çeçen direnişçilerle savaştıkları süre boyunca bu emirleri hiçe saymışlar ve onları asimile etmeye çalışmıştır. On dokuzuncu yüzyıl sonundaki kısa süreli barış devri 1917’deki Ekim Devriminden sonra sona ermiştir. Çünkü Kuzey Kafkasya’nın 1918’de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Kızıl Ordu Sovyet kanunlarını yürürlüğe koymuş ve bölgeyi tekrar işgal etmiştir.
Stalin, İkinci Dünya Savaşının ardından Çeçenleri bağımsızlık kazanmak düşüncesiyle Nazilerle işbirliği yapmakla suçlamıştır. 23 Şubat 1944 yılında başlayan sürgün sırasında Çeçenlerin yarısı ölmüştür. Stalin’in polisleri 1944 sürgünü sırasında işe yaramayan güçsüz insanları ölmeleri için kayalıklardan aşağıya atarlar. Bayev’in babası yaşananları şöyle anlatır: “yaşlıları ve sakatları uçurumdan attılar, böylece onlardan kolayca kurtulacaklardı. İçlerinde kuzenlerimiz Karim ve Uzum da vardı ve birkaç uzak akraba… Sağlam olanlar, sığırlar gibi bir yere doldurulup Kazakistan’a gönderilmek üzere, yürüyerek zorla yaklaşık otuz kilometre doğudaki Vedeno’ya gönderildi. Biz buna ölüm yolu adını vermiştik. Vedeno’da insanları tırlara doldurdular. Bizi en yakın tren istasyonuna götürdüler. Hayvanmışız gibi bizleri vagonlara bindirdiler. Kadınlar ve erkekler tek sıra halinde, ayakta, balık istifi gibi dizilmiştik. Bebekleri ve çocukları ezilmemeleri için kucağımıza almıştık. Günler geçtikçe dışkı ve kusmuk kokusu nefesimizi tıkamaya başladı. Güçlükle nefes alabiliyorduk. Sonra teker teker insanlar ölmeye başladı. Bir şey söylemek için kafanı çeviriyordun ve yanındaki insanı ölmüş olduğunu görüyordun. Erkekler cesetleri arabanın köşesine taşıyıp onları istiflenmiş odunlar gibi üst üste yığıyorlardı. Tren bir yerde durana kadar cesetler çürümüş oluyordu. Can çekişen insanların iniltileri ve kadınların çocuklarının acılarına dayanamayıp feryat figan bağrışları tekerleklerin gürültüsüne karışıyordu. Bir ay sonra Kazakistan’a vardığımızda vagonların yarısı boştu. Yolda yarım milyon insan ölmüştü.”
Sürgünde ve hapiste ölen Çeçenleri Aleksandr Solijenistin Gulak Takımadaları’nda şu cümlelerle anlatır: “Çeçenler hiçbir zaman patronlarını memnun etmeye uğraşmadılar ve onlara yağcılık yapmadılar. Onların yalnızca isyancılara saygısı vardı. İşte sıra dışı bir gerçek: Herkes onlardan korkardı. Hiç kimse onları alıştıkları şekilde bir yaşamdan alıkoyamazdı. Ülkede otuz yılı aşkın bir süredir hüküm süren rejim onları koyduğu kanunlara saygı göstermeye mecbur etmezdi..”
1957 yılında Nikita Kruşçef özür dileyerek Çeçenleri sakinleştirmeye çalışır. Tabii Çeçenlerin malları ve evleri başka halklar tarafından ele geçirilen Çeçenler yurtlarına dönünce her şeye yeniden başlamak durumunda kalmışlardır. 1964 ile 1982 yılları arasını kapsayan Brejnev döneminde ise Komünist Parti ve polisler onlara yapmadıklarını bırakmaz. 1985’te başa geçen Mihail Gorbaçov ise şeffaflık politikası uygulamıştır. Bu yıllarda okulunu ve zorunlu hizmetini tamamlayan Hasan Bayev Grozni’ye dönmüştür. Ünlü bir estetik cerrah olmuştur artık. Çok iyi kazanan bir doktor olarak özellikle doğuştan gelen kusurları düzelttiği estetik cerrahi onun vazgeçilmez tutkusudur. Kuran’a aykırı olduğunu düşündüğü bu müdahaleleri ameliyattan sonra aynaya bakan kadının yüzünde beliren ifadeyi ve artan bir güvenle muayenehaneden çıkışını mutlulukla izleme duygusu ile savunan Bayev’in müşterilerinin bol olmasının sebebi bu işleri ucuza yapmasıdır. Mesela o yıllarda Moskova’da yüz gerdirme operasyonunun bedeli üç bin dolardır. Grozni’de ise o aynı işlemi Moskova’ya gidiş dönüş uçak parası olan üç yüz dolara yapmaktadır. Çok para biriktirince en pahalı cihazları da almaktan kaçınmayan Bayev ufuktaki fırtınalı bulutları görmektedir. Halkının dini ve siyasi özgürlük istediğinin farkındadır. Her yerde bağımsızlık konuşulmaktadır artık.
Bağımsızlık İlanı ve Sonrası
1991’de diğer cumhuriyetlerin bağımsızlık ilanlarının akabinde 6 Eylül 1991’de Çeçenistan’da bağımsızlığını ilan eder. Eski Sovyetlerde hava kuvvetleri komutanı olan ince yapılı, karatede siyah kuşak sahibi, karizmatik Cahar Dudayev başkan seçildi ve 1 Kasım 1991’de Çeçenistan’ın artık ayrı bir ülke olduğunu ve bağımsız olarak kabul edilmesi gerektiğini açıkladı. İnce bıyıklı Dudayev meydanda yapmış olduğu konuşmada şunları dile getirir: “Sahip olduğumuz petrol sayesinde Kuveytliler gibi yaşayabileceğiz. Biz de Kuveyt’tekiler gibi altın çeşmeli malikânelerde oturacağız.” Onun ardından yapılan konuşmalarda sürgün ve İmam Şamil döneminde yaşanlar üzerinde durulur. Bayev, Dudayev hakkındaki izlenimlerini şöyle anlatır:
“Dudayev’in görüşleri hakkında ne düşüneceğimi bilemiyordum. Bir ekonomist değildim; ama olayların çok hızlı geliştiğini düşünüyordum. Bağımsızlığa değil Rusya’ya ters düşmeye karşıydım. Çeçenistan küçük bir ülkeydi. Rusya’yla dostça ilişliler kurmazsa ekonomik yönden nasıl ayakta kalacaktı? Çeçenistan’ın ne kadar petrolü olduğunu ya da onu nasıl geliştirip ihraç edeceğimizi kimse bilmiyordu.(…) Yine de Dudayev gibi deneyimli bir lider bile böyle konuşuyorsa bunda bir şey vardır, diye düşünüyordum. Arkadaşlar neden bağımsızlık mücadelesine katılmadığımı soruyorlardı. Cevabım basitti: “Benim tutkum siyaset değil tıp.”
Gorbaçov’un görevden alınmasının ardından başa gelen Boris Yeltsin’i desteklediğini ilk açıklayanlardan biri Dudayev olmasına karşın Çeçen Moskova ilişkileri kötüye gitmeye başlar. Rusya, 1994 yılında zengin Hazar petrollerine ulaşma yolunda engel olarak gördüğü Çeçenistan’a savaş açtı. Çeçenlerin direnişi karşısında Rusya, Çeçenleri Kafkasya’nın tamamını İslami bir devlete dönüştürmekle suçladılar. 21 Nisan 1996’da Dudayev’in ölümcül bir biçimde yaralanması ve onun yerine Zelimhan Yandarbi’nin geçmesi Çeçenistan’ı bağımsız kılmaya yetmedi. Kısa süreli barışın ardından 1999’da Basayev’in Dağıstan’ı Çeçenistan’a katmak amacıyla yapmış olduğu eylem ikinci savaşı başlattı. Moskova bu olayın ardından aşırı güç kullandı, başkent Grozni’yi tahrip etti.
Bayev’in Tanıklığı
Anıları acılarının içinden süzülüp gelen Hasana Bayev hem bu siyasi arka planı hem de Çeçenlere özgü gelenekleri de anlatıyor kitabında. Mesela Dada olarak andığı babasının ona hiç şefkat göstermediğini anlattığı satırlar bu yönüyle önemli. Çünkü sürekli saldırı altında yaşamanın getirdiği teyakkuz hali nedeniyle Çeçenler övgünün insanı güçsüzleştirdiğine ve eğitimin de insanı güçlüklere hazırlayacak nitelikte olması gerektiğine inanırlar. Bundan dolayı da duygularını açığa vuran Çeçenler sevgi sözcüğünü hiç kullanmazlar. Bu sevgi duygusunu yaşamadıkları anlamına gelmez elbette. Tam tersine aile ve arkadaşlar hayattaki en değerli varlıklardır. Sevgiyi kelimelerle değil davranışlarla gösterirler. Nana olarak anılan anneler ise çocuklarına on yaşına kadar babadan farklı davranır. Yedi yaşına kadar melek gibi görülen çocuk sonraki yedi yılda nasıl yetişkin olunacağını öğrenir. On yaşından sonra ise bir erkek çocuğu asla kucaklanmaz, çünkü o artık erkektir.
Çeçenistan’da iki iki farklı kültürle büyüyen Hasan Bayev’in gittiği ortaokul her çeşit yarışmada ödül kazanan en iyi Rus dil okuludur.. Okul arkadaşlarından biri ondan birkaç sınıf alttaki ‘sessiz çocuk’ Şamil Basayevdi. Hem Rus hem de Çeçen öğretmenlerin görev yaptığı bu okulda çarların yaşam hikâyeleri başta olmak üzere Rusça dilbilgisi, Puşkin ve Lermontov’un şiirlerinin baskın olduğu Rus kültürü öğretilirken Çeçenlerin kendi kültürleri öğretilmez. Okulda Çeçence konuştuklarında ceza alan çocukların çoğu sindirilerek yetiştirilir. Bayev’in ailesi evde her zaman Çeçence konuştuklarından ve çocuklarına İslam’ı ve geleneklerini öğrettikleri için diğer ailelerden biraz farklıdır.
Cerrahtan çok boksöre benzeyen bu doktorun eli karanlık gezen Çeçenlerle arası ise hiç iyi olmadı. Şimşek gibi bir delikanlıydı. Yöntemini benimsemediği Salman Raduyev’i tedavi etti. Raduyev’in Çeçenistan’da güvendiği tek doktor oydu. Gece ya da gündüz herhangi bir saatte adamları onun kapısına dayandığı zaman son saldırıda aldığı yaraları tedavi etmek için onlarla gitmeye zorluyordu. İki kez aynı yere asla gitmedi onu tedavi etmek için. Çünkü Raduyev her gece başka bir yerde uyumakta ve korumalarını haftada bir değiştirmektedir. Onun adamları tarafından kaçırıldı aynı zamanda. Baştan çıkan şiddet karşısında dayanıksız kalan ve 1997’de başkan seçilen Aslan Maşodov’u her zaman yakın buldu kendine.
Acısından kilitlendiği zaman intiharı düşündü. Ardından Mekke’ye gitti. Hac onu kendine getirdi. Malcolm X kadar olmasa da önemliydi bu tecrübe onun için. Mekke yolculuğu hakkında şunları yazar: “Geriye dönüp baktığımda, Mekke’ye hacca gitmem bana İslam’daki en kutsal yeri görmekten daha çok şey kazandırdı; dinimin geçmişini öğrenmemi ve Arap bilginlerinin çalışmalarını görmemi sağladı. Sovyet döneminde yetişirken İslam hakkında bildiğim tek şey Dada’nın bana Kurandan aktardıklarıydı. Sovyet rejimi saldırganca ateistti ve tüm dinlere ibadet yerlerini kapatmaları için baskı yapıyordu. Fakat komünistler, genellikle yeraltında ibadet etmek zorunda kalan inanç sahibi kişileri ortadan kaldırmayı başaramamışlardı.
Hac deneyimimin ardından insanlara İslam tarihiyle ilgili sorular sormaya başladım. Ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde internetten bazı bilgilere ve İslam’ın yayılışıyla ilgili videokasetlere ulaştım.(…) Alhan Kala’ya döndükten sonra yanlıca kendimi daha iyi hissetmiyordum, aynı zamanda tıbba karşı yenilenmiş bir bağlılığım vardı ve kötü olayları geride bırakıp daha iyi bir geleceğe doğru ilerleme konusunda kararlıydım.”
Çeçenistan’da yaşanan ikinci savaş sırasında hayatını tehlikeye atmak pahasına çok büyük fedakârlıklar yapan Bayev Çeçenistan’da daha fazla kalamayacağını anlayınca güç bela da olsa Amerika’ya kaçmayı başarır. Kaçma nedenini şu satırlar ortaya koyar: "Çeçenistan´da savaş devam ediyor. Her gün siviller ölüyor. Kurtulanların çoğunun ise muhtemelen hiçbir zaman iyileşmeyecek bedensel ve ruhsal rahatsızlıkları oluyor. Benim ülkem tıbbi açıdan bir afet bölgesi ve oraya dönmeden içim rahat etmeyecek; fakat biliyorum ki eve dönemem. Çeçen özgürlük savaşçılarını tedavi ettiğim için Kremlin beni terörist ilan etti. Aşırı milliyetçiler ise yaralı Rus askerlerini tedavi ettiğim için beni vatan hainliğiyle suçluyor." Kaçmadan önce Şamil Basayev’in mayına basmasının ardından onu da tedavi etti. Ona “Ayağını bileğinin üzerinden kesmek zorunda kalacağım” dedi. Basayev ise ona “İşini yap; ama daha kötü durumda olanlar varsa önce onları al” dedi. Bu sırada, Şamil Basayev’in yaralılar arasında olduğu haberi her tarafa yayılmıştı. Birkaç batılı gazeteci, Rusya’nın düşmanının görüntülerini alabilmek amacıyla kameralarıyla ameliyat odasına dalar. Hasan Bayev onlara dışarı çıkmalarını söyler; bütün ameliyatı baştan sona kameraya aldırır; daha sonra Reuters bu çekimleri dünyanın dört bir yanına dağıtır. Bu Ameliyatlar sırasında kesme hareketine o kadar alışmıştı ki, kesmek, otomatik bir işleme dönüşmüştü onun için. Yirmi dört saat boyunca ne ameliyathaneden çıktı, ne de bir şey yiyip içti.
Amerika’ya inip gümrükteki bankta otururken bu ülke hakkında edindiği ilk izlenim her yerin çok aydınlık olmasıdır. Oysa onun geldiği Rusya’da kamu binaları karanlık ve kasvetlidir. Herkesin çok iyi beslenmiş ve Çeçen standartlarına göre şişman olmaları da edindiği ilk izlenimleri arasında yer alır. Gümrükte sıkı bir aramadan geçince şunları düşünür: “Çeçen olduğum için. Bu çılgın fikri kafamdan atamıyordum. Meğer Rusların elinden, Amerikalıların pençesine düşmek için kaçmıştım.” Tabii burada da içsel sıkıntıları vardır. Bunun için bir kadın psikiyatra gitmesi Amerikalı bir arkadaşı tarafından şaşkınlıkla karşılanır. Çünkü Çeçenistan erkeklerin zayıflıklarını sergilemekten kaçındıkları bir ülkedir. Çevresi genişlese de tereddütler onun peşini bırakmaz ilk günlerde. İş dakikliğine riayet etmek için epeyce çaba harcaması gerekmiştir. İş görüşmelerini haftalar öncesinden, tatillerini ise aylar hatta yıllar öncesinden ayarlayan Amerikalılara nazaran Çeçenistan’da hayat beklenmeyen olaylara çok gebedir o yüzden önceden plan yapmak imkânsızdır. Gene Çeçenlerde eve misafir gelmeden sofra kurulmaz; çünkü kaç kişi olacağı önceden kesinlikle bilinmez. Ama Amerika’da her şey önceden belli olmak durumundadır.
Anne babasının durumu, karı ve çocuklarının durumuna ilişkin sorular kafasının içinde dönüp durmaktadır. Bütün bunlara İngilizce konuşamamak ve Amerikan kültürünün çocukları üzerinde oluşturacağını düşündüğü olası olumsuzluklar da eklenince kafa karışıklığı daha da artar Bayev’in: “ Ben Çeçen geleneklerine göre yetiştirilmiştim ve çocuklarımın da öyle yetişmesini istiyordum; süpermarkette gördüğüm, koşma ya da bir şey elleme dendiğinde ailelerinin sözünü dinlemeyen Amerikalı çocuklar gibi değil. Bunun da ötesinde, çocuklarımın televizyondaki şiddet ve cinselliği görmelerini istemiyordum. Çeçenistan’da Zara ve ben çocuklara, televizyonda gösterilen ithal Rus filmlerinde çiftler öpüşmeye başladığında kafalarını yastıklara gömmelerini öğretmiştik. Amerika Birleşik Devletleri’nde, filmlerdeki çıplaklık ve şiddet şimdiye kadar gördüklerimin çok ötesindeydi.
Öte yandan Amerika çocuklarım için daha güvenli olacaktı. Burada İngilizce öğrenebilirler ve özgür yaşayabilirlerdi. Çocuklar Batıya uyum sağlayabilirlerdi; ama Zara Çeçen kültürünü sürdürmelerinde onlara yardım etmek için çok çalışmalıydı. Televizyonu her an kapatabilirdim.”
Bu tereddütlerine karşın Amerika’ya ailesini getiren Bayev Amerika’daki hayata en zor uyum sağlayan aile ferdi olur. Hüseyin Atlansoy’un Yarın Bekleyebilir kitabında yer alan “Kursiyer” şiirinin tefsiri gibi bir ülkedir burası. Her şeyin kursunun verildiği Amerika’da karısı Zara kursları bitirir birer birer. Bunun sebebi olarak kadınların ve çocukların değişikliklere erkeklere göre daha kolay uyum sağlamalarını anan Bayev, 2003’te dünyaya gelen kızının doğumu öncesinde kültür çatışmasını iliklerine kadar yaşar. Çünkü Çeçenlerin aksine Amerikalı babalar doğum öncesi doktor kontrollerine ve doğum kurslarına katılırlar. Bu durumla muhatap olan Bayev doktor olmasına rağmen çok utanır.
Velhasıl Hasan Bayev, herkesin ama herkesin ince örülü bir kaderi ve giydiği elbiselere bile sinmiş bir kederinin varlığını kanıtlayan bir isim. Kendi hayatını tehlikeye atma pahasına Hipokrat Yemini´ne bağlılığından asla taviz vermeyen Çeçen cerrah Hasan Bayev, Yemin’de kendi gözünden Çeçenistan’ı anlatıyor.

Hasan Bayev, Çeviren: Burçe Kaya, Literatür Yayınları, 2004, 334 sayfa

dunyabulteni

_________________
Ben Halkım İçin Özgürlük İstiyorum
çerkez - çerkes - kafkasya - kafkas - adige - 21 Mayıs 1864 sürgün soykırım hakkında çerkeş çerkesh cherkesh 2009 2010 çerkez adige çerkes adige kafkasya adige çerkez çerkes kafkas abhaz çerkez tavuğu tavuk tarifi adiga abaza kuzey müzik music çekes çerks ahazya adge aige kafasya adiye wored tarih kültür fotoğraf foto resim bilgi isim dernekleri federasyonu ad köyleri düğün mahalli video savaş haber circassian güncel dil sözlük çeviri dernek kafder kaffed birkaf en iyi yeni çok şeyh şamil com net org tr adigey abhazya oset siteleri indir dinle tarih türk link sohbet chat izle sohbet muhabbet adiye cherkessia çerkesya yurtseverleri sitesi org net com facebook google mp3 download indir kökeni nerede nedir kimdir nasıl yeni ilk büyük eski


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

Cerkez Muzikleri - Kafkasya - Cerkez - Google - Cerkez isimleri - Adige - Abhazya - Kafkas - Circassain - Cerkes.Net - Adigece Sozluk - Video - Sohbet - Cerkez Tavugu

Haberler Haberler Site haritası Site haritası SitemapIndex SitemapIndex RSS besleme RSS besleme Kanal listesi Kanal listesi
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
[ Time : 0.144s | 11 Queries | GZIP : On ]


Sitemizin hicbir kurum ve kurulusla iliskisi bulunmamaktadir.